Ad

BU İDDİALAR GERÇEKSE DURUM VAHİM

122
Orgenerallerin evinde suikast planları

Emekli üst düzey komutanlar, işadamları ve gazetecileri de kapsayan son Ergenekon operasyonunun yankıları sürerken, emekli orgenerallerden elde edilen belgelerde aşamalı darbe planlarının yer aldığı öne sürüldü.

Buna göre, çoğunlukla itirafçılardan oluşan bir grup çeşitli illerde terör eylemleri yapacak, önemli kişiler öldürülecek ve bu olaylar medyada büyütülecekti. İşbirliği yapılan medya, ülkede durumun kötüye gittiği yönünde haberler yapacak ve yeni bir parti kurulması isteklerini gündeme getirecekti. İddiaya göre darbe aşamalarından biri de önümüzdeki 7 Temmuz'da 40 farklı ilde büyük eylemler yapılarak, halkla polisin karşı karşıya getirilmesiydi. Ergenekon soruşturması kapsamında temelleri Ankara'da atılan 'Milli Egemenlik Hareketi'nin toplantı ve kararlarının da mercek altına alındığı öğrenildi. Aynı soruşturmada tutuklu İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'e de polis sorgusunda bu toplantılar sorulmuştu.

Ergenekon'da son büyük operasyon önceki gün yapıldı. Bu kez gözaltına alınanlar çok daha önemli isimlerdi. Emekli Orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon, emekli tümgeneral Levent Ersöz, emeklii albay Atilla Uğur, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'ın da aralarında olduğu 21 kişi, gözaltına alınan isimlerdi.

Soruşturmanın bu son büyük adımıyla beraber çok önemli iddialar da ortaya atıldı. Eruygur ve Tolon'un el konulan bilgisayar ve evlerinde bulunan 'kozmik belgelerde' darbe planlarının yer aldığı öne sürüldü.

Aşama aşama darbe

İddiaya göre, birkaç aşaması olan bir darbe planı söz konusuydu. Bu aşamalardan biri kamuoyunun önde gelen isimlerine suikast düzenlemek ve çoğunluğunu itirafçılardan oluşan ekiplerle çeşitli illerde terör eylemleri organize etmekti. İddiaya göre bu iş için adı Susurluk skandalı döneminde de ortaya atılan ve bu son operasyonda da gözaltına alınan Osman Gürbüz ve ekibi görevlendirildi. Bu eylemlerden sonra işbirliği içinde oldukları medya tarafından ülkenin kötü duruma gittiği yönünde haber ve yazılar yayınlanacak, gerilim artırılacaktı. Bu aşamada devreye propaganda amacıyla çeşitli dizi ve klipler çekilerek, halka daha hızlı ulaşılacaktı. Yine doğrulanmamış bu bilgilere göre, ATO Başkanı Sinan Akgün bu süreçte ekonominin de kötüye gittiği yönünde açıklamalar yapacaktı. İddialardan en vahimiyse önümüzdeki 7 Temmuz pazartesi günüyle ilgili. O gün Türkiye'de 40 ilde ayaklanma tarzında büyük çaplı eylemler yapılacak, halk ve polis karşı karşıya getirilecek ve kargaşa yaratılacaktı. Ve tüm bu sürecin sonunda da 'darbe' için uygun bir ortam yaratılması planlanıyordu.

MEH mercek altında

Bu arada soruşturma kapsamında 'Milli Egemenlik Hareketi' (MEH) isimli oluşumun da mercek altına alındığı öne sürüldü. Hareketin temelleri geçen ocak ayında Ankara'da yapılan toplantıda atıldı. Daha sonra yapılan açıklamada, alınan kararlar 'Vatanın bölünmez bütünlüğü üzerindeki tartışmalara son vermek, toplumun 'bizden olanlar olmayanlar' şeklinde cephelere ayrılmasına karşı çıkmak, dinimiz ve inançlarımızın ülkemiz ve insanımız aleyhine kullanılmasına mani olmak, milli servetin yabancılara peşkeş çekilmesine izin vermemek, Cumhuriyetin temel niteliklerini Büyük Atatürk’ün kucaklayıcı milliyetçiliği temelinde kararlılıkla korumaktır' diye sıralanmıştı. Söz konusu toplantıda yeni parti kurulması ihtimallerinin konuşulduğu ve 'artık harekete geçelim' sözlerinin yükseldiği de iddia edilmişti.

Perinçek'e soruldu

Bu toplantının Ergenekon soruşturması kapsamına alındığı Perinçek'in ifadelerine de yansımıştı. Gazeteci Güler Kömürcü'nün bir konuşmasına atfen Perinçek'e soru yöneltilmiş, o da şu cevabı vermişti:

"Bu toplantılar eski bakanlarımızdan Kamran İnan, eski ekonomiden sorumlu devlet bakanı Ufuk Söylemez, Başkent Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Prof. Dr. Hasan Eren'in inisiyatifiyle başlayan ve basına açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantılarıdır. Çeşitli partilerden şahsiyetler, üniversite öğretim üyeleri, orgeneraller, kitle örgütleri yöneticileri katılmaktadır. Bir eşgüdüm kurulu oluşmuştur.

Çalışmalar yasaldır ve kamuoyu önündedir. Ayrıca basına
yansımıştır. Milli güçlerin birleşmesi, Türkiye'yi bölmek isteyen ABD ve haçlı irtica tarafından kaygıyla karşılanmaktadır."
Perinçek, başka bir telefon konuşmasının sorulması üzerine de toplantıya Hurşit Tolon'un da katıldığını söylemişti. (Radikal)

RADİKAL
Ad
Ad

Yorum Yaz