Ad

GÜL, REKTÖRLÜK SEÇİMLERİNDE KANUNUN KENDİSİNE VERDİĞİ TÜM HAKLARI KULLANMALIDIR

151
Ad
Son ÜAK toplantısında YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e barış mesajları gönderilmesi akademik çevreleri kaygılandırdı. Bazı akademisyenler 5 ay önce yaşananların unutulmaması gerektiği uyarısında bulundu ve “mason taktiği” benzetmesi yaptılar.

Üniversitelerarası Kurul Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Mustafa Akaydın, 30 Haziran’da gerçekleştirilen ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın da katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada 5 ay önce yaşanan sorunları hatırlatmış ve “Belki bugün kaseti geri sarsak, başa dönsek hepimiz bundan birtakım çıkarsamalar yapsak, bir daha bu olayları yaşamazdık diye düşünüyorum. Bunun çok samimi duygular olarak algılanmasını istiyorum. Bugün gelinen birliktelikten büyük bir mutluluk duyuyorum. Hepimizin tek ortak amacı, Türk yükseköğretiminin çıkarları” şeklinde şaşırtıcı bir açıklama yapmıştı.

5 ay önceki saygısızlık unutulamaz

Ancak Akaydın’ın bu ifadeleri samimi bulunmadığı gibi bir oyunun parçası olarak nitelendirildi. Konu ile ilgili olarak habervaktim’e açıklamalarda bulunan Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Selçuk Özdağ, yaklaşık 5 ay önce göreve yeni atanan YÖK Başkanı Özcan’ı alkışlar ve “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganları ile protesto eden ÜAK Başkanı Mustafa Akaydın ve yasakçı rektörlerin son toplantıda barış havası estirmelerini anormal olarak değerlendirdi.

Birinci olan rektörler atanmamalı


ÜAK toplantısında yaşananları elitist bir yaklaşım olarak nitelendiren Özdağ, “Uzlaşma taktiği timsahın gözyaşlarıdır. Cumhurbaşkanı ve YÖK Başkanı dikkat etmeli ve bu oyuna gelmemelidir. Geçmiş cumhurbaşkanlarının yaptığı temayülleri unutmadık. Gül, rektörlük seçimlerinde kanunun kendisine verdiği tüm hakları kullanmalıdır. Son rektörlük seçimlerinde birinci olanları atamamalıdır. Çünkü içlerinde hak ederek birinci olan yoktur. Kesinlikle hepsi görevde bulundukları süre içerisinde çok iyi kadrolaşmıştır. Hatta 16 yıl boyunca rektörlük yapanların şimdi de hanımları aday oldu ve isimleri YÖK listesine girdi. Saltanata karşı olanların böyle bir şeyi yapması nasıl karşılanabilir?” diye sordu.

Gül’e “Bu oyuna kanma” çağrısı


“Cumhurbaşkanı ve YÖK Başkanı’nın bu oyunlara kanmaması gerekiyor” diyen Özdağ, rektörlük atamaları ile ilgili olarak da şu çağrıyı yaptı: “Sayın Gül’den Ahmet Necdet Sezer dirayetini bekliyoruz. Burada yetkisini kullanmalı ve kendisine kanunla verilen hakları hatırlatıyoruz. Cumhurbaşkanı, seçime giren adaylardan her hangi birini atama hakkına sahiptir. Birinciyi de atayabiliyor ikincileri de atayabiliyor. Demirel de, Özal da ikincileri, üçüncüleri, hatta istedikleri isimleri atamışlardı. Sezer, bunun en bariz örneklerini göstermişti. Seçime giren diğer rektör adaylarının da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu unutulmamalı.”

Bu rektörlere dikkat edilmeli

Özellikle Akdeniz Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi rektörlerine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bunların da ötesinde bir an önce üniversite hocalarının merkezi sınav sistemi ile alınması sağlanmalı. Rektörler tarassut altına alınmalı. YÖK’ün gözü ideolojik gözlerin üzerinde olmalı. Üniversitedeki Ergenekon türü yapılanma da ideolojik, keyfi ve akraba yapılanmasıdır. Bunlara da dur denilmelidir.”

Pabuç bağlı, şirinlik yapıyorlar

“5 ay önce yaptıkları ayıptan ötürü özür dilemiyorlar. İdeolojik davranışlar sergiliyorlar, kanunların vermediği görevleri sergiliyorlar. Şimdi ise pabuç bağlı olduğu için ve geçici gülücükler ve öpücükler yağdırıyorlar. Amaçları, rektörlüklerini, korku imparatorluklarını ve keyfi yapılanmaları sürdürebilmek. Üniversiteler ciddi şekilde mali denetim altına alınmalı. YÖK de Denetleme Kurulu’nun üye sayısını çoğaltmalıdır. 9 kişi ile üniversite denetlenemez. Her 3 üniversiteye bir denetçi yapılanması kanunla düzenlenmelidir. Sayıştay’ın gönderdiği denetçilerin de milyonlarca evrakı denetlemesi mümkün değil. İhbarların yapıldığı üniversitelere dikkat edilmelidir.”

Eruygur’la görüşen rektörler kim?


Selçuk Öçdağ: Öte yandan Ergenekon operasyonlarında gözaltına alınan ADD Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur’la görüştükleri söylenen 15 üniversite rektörünün de bir an önce ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, “Eğer böyle bir şey varsa, rektörler kendi isimlerini açıklamalılar. Kendilerini söylerlerse demokrasiye katkıda bulunmuş olurlar. Aksi taktirde zaten bir şekilde bu gerçek ortaya çıkacak. Bilimselliğin dışında faaliyet gösterenlere kesinlikle dur denmeli” diye konuştu.

Engin Kaşdaş-habervaktim.com
Ad
Ad

Yorum Yaz