Ad

CESUR RAPORTÖRÜN PORTRESİ !!!

269
Ad
Türkiye, Doç. Dr. Osman Can'ı 'AK Parti davasının raportörü' olarak tanıdı. Oysa hukuk camiasında çok iyi bilinen bir isim. Hukuki tartışmalara getirdiği liberal yorumlar, dikkatle takip ediliyor.

AK Parti'nin kapatılmama kararında Can'ın hazırladığı 650 sayfalık raporun etkisi büyük. Can, AK Parti'nin eylemlerinin demokrasi ve laikliği ortadan kaldırmayı hedeflemediğini, AB yolunda atılan adımları örnek göstererek anlattı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarına, İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Venedik Kriterleri'ne atıf yaptı. Siyasi partiler ve ifade özgürlüğü konularındaki hakimiyetini bir kez daha gösterdi.

Osman Can, 1968 yılında Iğdır'ın Tuzluca köyünde dünyaya gelir. 8 kardeşin üçüncüsü olan Can'ın çocukluğu amcasının yanında köyde geçer. Bir süre babasının işçi olarak çalıştığı Almanya'da yaşar. Liseyi Iğdır'da bitirir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1992'de mezun olur. Almanya'da Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yüksek lisansını 'Türk ve Alman Hukukunda Cumhurbaşkanının Hukuksal Konumu' konulu tez ile 1997 yılında tamamlar. Aynı üniversitede 'Düşünceyi Açıklama Özgürlüğünün Anayasal Sınırları' konulu tez ile 2000 yılında doktora eğitimini yapar. Bir süre sonra Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyeliğine kabul edilir. Can'ın Anayasa Mahkemesi'ne geliş hikayesi de ilginç. Mahkemenin 40. kuruluş yıldönümünde, "Anayasa Değişikliği ve Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü" başlıklı bir sunum yapar. Sunumun girişindeki veciz söz, ABD Anayasası'nın hazırlayıcılarından Benjamin Franklin'e aittir: "Güvenlik amacıyla özgürlüğünden feragat eden, her ikisini de kaybeder." O dönem Anayasa Mahkemesi raportörü olan Muvaffak Tatar'ın tavsiyesi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'in teklifiyle raportörlüğe başlar. 2006 yılında 'Demokratikleşme Serüveninde Anayasa ve Siyasi Partilerin Kapatılması' çalışmasıyla doçentlik unvanını alır.

Can, iki kritik davanın raporunu hazırlayınca kamuoyundan farklı tepkiler alır. Biri CHP'nin eğitim özgürlüğüyle ilgili anayasa değişikliğinin iptal talebi, diğeri AK Parti'nin kapatılması davasıdır. Can, anayasa değişikliğinin sadece şekil yönünden denetlenebileceğini belirtti. Ancak mahkeme iptal kararı verdi. Can, ardından AK Parti iddianamesinin cumhurbaşkanı yönünden iadesini savundu. Fakat iddianame oyçokluğuyla kabul edildi. Eski raportör Prof. Dr. Mehmet Turhan, Can'ın siyasi görüşünü 'sol liberal' olarak tanımlıyor. Turhan, şöyle devam ediyor: "O dönem mahkemeye seçilmesinde benim de rolüm oldu. Olumlu şeyler söyledim. Görüşlerini, çalışkanlığını beğeniyorum. Değerli bir arkadaş. Mahkemedeki raportörler arasında düşünce özgürlüğü ve parti kapatma davalarına en hakim kişi o."

Can, yalnızca AK Parti davasının raportörlüğünü yapmadı. DEHAP ve Türkiye Sosyalist İşçi Partisi davalarında da 'kapatılmasın' görüşünü savundu. 2005 yılında Seçkin Yayınları'ndan çıkan "Demokratikleşme Serüveninde Anayasa ve Siyasi Partilerin Rolü" isimli kitabında Anayasa Mahkemesi'nin parti kapatma kararlarına karşı çıktı. Mahkemenin laiklik yaklaşımını şöyle eleştirdi: "Mahkemenin laiklik yorumu 'sivil din' yaratıldığı yönündeki görüşlere haklılık kazandırmaktadır." İki kız çocuğu babası olan Can, Çankaya Üniversitesi'nde devlet teorileri dersleri veriyor.

METİN ARSLAN / ZAMAN
Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz