Ad

KAYITLARDA ARANAN DEVLET BÜYÜĞÜ KİM

293
Ad
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Organize Şube’ye yapılan ‘Organize Baskın’da ‘devlet büyükleri’nin kayıtları arandı. Dinlemeye takılıp takılmadığı araştırılan ‘o büyükler’ merak ediliyor

ERGENEKON terör örgütü soruşturmasını yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi’ne iki savcı ve üç kişilik akademisyen bilirkişi heyeti tarafından yapılan ‘Organize Baskın’ kamuoyunda şok etkisi yarattı. Baskına gerekçe olan yasadışı dinlendiği iddia edilen ‘devlet büyükleri’nin kimliği tartışma konusu oldu. Baskın talimatını veren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na daha önce İşçi Partisi’nin aynı gerekçelerle suç duyurusunda bulunmuş olması da dikkat çekti.

TOPTAN EL KOYMA ÇABASI

YAPILAN ‘Organize Baskın’ mahkeme kararıyla durduruldu ancak İstanbul Emniyeti’ne Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yapılan baskının perde arkası ve operasyondaki ‘hukuksuzluklar’ soru işareti oluşturdu. CMUK’un 250. maddesine göre, bir savcının soruşturmasına başka bir savcı müdahele edemezdi. Ancak yapılan baskında, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün, mahkeme izniyle yapılan operasyonlarına ilişkin çok gizli kayıt ve belgelerin kopyalanmasına veya el konulmasına çalışıldı.

AKILLARA TAKILAN SORULAR

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın baskına neden olarak ‘Paksüt’ün yasadışı dinlenmesi’ iddiasını göstermesine rağmen, Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ndeki tüm belgeler ‘konu ayrımı’ yapmaksızın kopyalanmaya çalışılması soru işaretlerini artırdı. Paksüt’ün dinlendiği iddiası üzerine, Ankara Başsavcılığı basında çıkan haberlerden dolayı re’sen soruşturma açarken, soruşturmada Basın Savcılığı yerine Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nun devreye girmesi de ilginç bulundu.

EN DİKKAT ÇEKİCİ İSTEK

ANKARA Memur Suçları Bürosu’nun 2008/89547 nolu soruşturma yazısında, ‘...İzinsiz ve yasadışı dinlemelerle ile devlet büyüklerinin ve devlet büyükleriyle diğer yurttaşların yasadışı kaydedilen faliyetleri var ise, bunlara el konulması...’ şeklindeki istek cümlesi de dikkat çekti. Paksüt için yapılan suç duyurusu için yapıldığı söylenen ‘Organize Baskın’da ‘kaydı var mı’ diye araştırılması istenen diğer devlet büyüklerinin kim ya da kimler olduğu merak konusu oldu. Devlet büyükleri olarak Yüksek Yargı organlarında görevli kimseler ilk akla gelenler oldu.


Taraflar suskunluğa büründü


ERNGENEKON soruşturmasına yapılan yasadışı müdahaleye ilişkin bir suç olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığı öğrenildi. Dün konunun mağduru tara olan Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hiçbir açıklamada bulunmadı. Organize Baskın’ı isteyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, baskın talebini mahkemeye götüren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, baskın kararını veren Fatih 2.Sulh Ceza Mahkemesi ile baskın kararını durduran İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin sessiz kalması dikkat çekti. Dinlendiğini iddia eden Anayasa Mahkemesi Başkanı Osman Paksüt’ün de konuya ilişkin konuşmadığı görüldü.


Ergenekon soruşturması sekteye uğratılabilirdi


star’ın dün ‘ORGANİZE BASKIN’ sürmanşetiyle duyurduğu Ankara Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne yapılan baskın ve arama, kamuoyunda şok etkisi yarattı. Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün ‘yasadışı yöntemle’ dinlendiği iddiasıyla, görevli mahkemelerden alınamayınca nöbetçi mahkemeden alınan bir arama izniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne iki savcı ve üç bilirkişiden oluşan heyet baskın yaptı.

SAVCI ÖZ SON ANDA ENGELLEDİ

OSMAN Paksüt’ün yasadışı dinlenmesi var ise bunlara el koyması istenen ekip, Ergenekon soruşturmasının tüm gizli belgelerini kopyalamaya başladı. Ergenekon’la ilgili yakında yapılması beklenen çok önemli operasyon bilgilerinin yer aldığı belgeleri de kopyalamaya başlayan ve tüm belgelere el koymaya çalışan heyetin girişimini Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz son anda engellemişti. Savcı Öz’ün itirazıyla İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkesi, Ergenekon soruşturmasının deşifre olmasıyla sonuçlanabilecek bir baskının durdurulmasını sağladı. Ekibin kopaladığı bilgi ve belgelere el konuldu.


Soruşturmayı engelleme baskını olabilir


ERGENEKON soruşturmasını yürüten İstanbul Organize Şube’ye yapılan baskın hukukçular tarafından ‘siyasi polemiklere müsait bir durum’ olarak değerlendirildi. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç, ortada hukuki bir polemik yapılacak durumun olmadığını belirterek ‘Siyasi değerlendirme yapılabilir ancak, o da ‘acaba Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı mevcut soruşturmayı engellemek üzere birilerinden talimat mı aldı, delil karartmak mı istiyor’ gibi polemikler ortaya çıkıyor’ dedi. ‘Olay biraz polemiğe müsait olduğu için dikkat çekiyor, bir cinayet davası olsaydı hiç kimsenin dikkatini çekmezdi’ yorumunda bulunan Tunç şöyle devam etti: ‘Hukuki yardım istenilecek bir olay da değil bu. Yani, ‘dinlemeye ilişkin bilgi ve belgeleri gönderin’ denilebilecek bir olay değil.’

BAŞKA ALANA GİRMİŞSE SUÇ

EMEKLİ Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürümekte olan Ergenekon soruşturmasına zarar vermişse bundan sorumlu tutulacağını söyledi. Gündel, ‘Görevi yaparken başka alanlara girmişse, kendisi de suç işlemiş olur. Başsavcılık, ilgili yerlere baskın yapıp, suç delillerini ele geçirmek isteyebilir. Bu olay, bir başka savcılığın yaptığı soruşturmayı engellemeye yönelik değil. Bir suç işlendiğine dair bir ihbar var, savcılık da bu iddianın doğru olup olmadığına dair bir araştırmaya girişmiş.’ LÜTFİ KAPLAN


Aytaç: Baskınla hukuk zorlandı


İSTANBUL Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan baskını değerlendiren polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Aytaç ‘Hukuku çok zorlarsak bu şekliyle bir baskının yapılabileceğini söyleyebiliriz’ dedi. Hukukun çok zorlanmaması gereken bir olgu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Aytaç, ‘Hukuk yaşayan herkesin mutluluğu için var olan bir manzume biçimi ise bir mahkemenin verdiği karar başka bir mahkemenin verdiği kararı hukuki gerekçelerle mahvetmemek lazım. Aksi halde hukukun üstünlüğü yerini hukuku farklı farklı yorumlayan insanların üstünlüğüne bırakır. İstanbul Organize Şubesi, bütün bilgi - belge ve iddianamenin eklerinden yer alan dokümanların tamamını idari kolluk olarak hazırlanmıştır’ diye konuştu.


Ergenekon üssü polise komşu çıktı


TERÖR örgütü Ergenekon üyelerinin, şüphe çekmemek için polis merkezinin yanındaki bir dişçi ofisinde toplandıkları ortaya çıktı. Ergenekon iddianamesinin ek klasörlerinden çıkan bir belgede, Veli Küçük’ün dişçisinin muayenehanesinin Ergenekon çetesinin buluşma yeri olduğu belirtildi. Belgede, Şişli’de Polis Merkezi’nin yanındaki binada faaliyet gösteren diş hekiminin, Veli Küçük’ün güvendiği kişilerin başında geldiği de ifade edildi.

ERGENEKONCULARIN buluşma yeri olan muayenehanenin Polis Merkezinin yanı olması nedeniyle dikkat çekmeyen bir adres olduğu da belgede belirtildi. Küçük’ün dişçisinin Şişli’de bulunan muayenehanesinin özellikle Pazar günleri Ergenekoncuların buluşma yeri olduğu belirtiliyor. Polis Merkezinin yanı olması ve pasaj içinde değişik kapılardan giriş-çıkış imkánı olması nedeniyle şüphe çekmeyen bir adres olduğu da belgede ifade diliyor. REMZİ KOPAR


‘Yaramazlık yaptı vuruldu’


İP’li Akfırat’ta bulunan bir belgede ‘Ahmet’ isimli bir kişinin Perinçek’e yaptığı itirafların dökümü bulundu. Buna göre Özal’ı ‘yaramazlık yaptı’ diye vurdular. Abas ve Üçok ise katillerini tanıyordu


ERGENEKON dava dosyalarında yer alan görüşme tutanaklarında, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski MİT Müsteşarı Hiram Abas ve Bahriye Üçok suikastlarının perde arkasına ilişkin yeni iddialar da gündeme geldi. Ergenekon dava dosyasının 295. klasöründe yer alan İşçi Partili sanık Adnan Akfırat’a ait dökümanların arasında bulunan konuşma kayıtlarında, Ahmet adlı bir kişi Doğu Perinçek’e suikastlere ilişkin şu bilgileri veriyor:

ABDİ İPEKÇİ’Yİ VURDURANLAR YAPTI

‘ÖZAL yaramazlık yaptı. Hiram’a görev vermesi o grubu huzursuz etti. (Suikastin nedeni sorulunca verdiği cevap). Listede başkalarıda var. Kamran İnan, Recep Ergun, Mahir Kaynak, Atilla Aytek, Türkan Akyol, İhsan Doğramacı. İkinci kademe hedefler de Necmettin Erbakan, Esat Coşan, Abdurrahman Dilipak, İsmail Nacar, Fehmi Koru, Mustafa Kalaycıoğlu. Bunu yapacaklar da Abdi İpekçi’yi vurduranlar. Oral Çelik’in işi bitti. O kullanıldı, tasviye edildi. Oral Çelik’in üstündeki adam ordudan atılmıştı. Gösteriş için ordudan attılar.

ÜÇOK BOMBAYI YİNE KİTAP SANDI

ADNAN Akfırat’a ait dökümanlardaki 1980 tarihli görüşme kayıtlarında Hiram Abas ve Doç. Dr. Bahriye Üçok cinayetine ilişkin konuşmalarda şu ifadeler dikkat çekti: Bahriye Üçok’a hazırladığı bir rapor için ilahiyatla bağları olan birileri daha önce elden kitap vermişti. Üçok, ‘bu gelen kitapları da onlar göndermiştir’ diye güvendi açtı. Bu adamlar (yani bombalı paketi götürenler) bunu biliyorlardı. Bu kişiler Ecevit ve Türkeş’in evlerinin bulunduğu yerde geziyorlar. Turan Dursun’u da bunlar vurdu. HELİN ŞAHİN


NİHAT ULUDAĞ

STAR
Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz