Ad

GÜL'ÜN ZOR KARARI

295
Cumhurbaşkanı Gül, önemli bir yol ayrımında. 6 Eylül'de yapılacak Ermenistan-Türkiye maçına gidecek mi yoksa gitmeyecek mi?

Türkiye yıllardır uluslararası alanda asılsız Ermeni soykırımı iddialarına karşı mücadele veriyor. Çünkü dünyanın dört bir yanında Erivan ve Ermeni diasporası güdümünde ortaya atılan iddiaların ABD başta olmak tüm dünyada resmen tanınması amaçlanıyor. Hatta İsviçre ve Fransa gibi inkarın suç sayılmasının gündeme geldiği ülkeler bile var. Azeri topraklarını işgal altında tutan Ermenistan’ın Türkiye’ye karşı hasmane tavrı bu ortamı daha da geriyor.

Ancak, son dönemde önemli olumlu adımlar da atılıyor. İlk kez Hürriyet’in gündeme getirdiği 8 Temmuz’da İsviçre’nin Bern kentinde başlatılan ‘Erivan yönetimi ile gizli görüşmeler’ devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Gül, Dünya Kupası eleme karşılaşmasını izlemek üzere Ermenistan'a gitmeli mi?
- Evet, gitmeli

- Hayır, gitmemeli

- Fikrim yok




Hatta 2010 Dünya Kupası elemelerinde aynı grupta bulunan Türkiye ve Ermenistan’ın 6 Eylül’de oynayacağı resmi maçın bu süreçte önemli bir rol oynayacağı konuşuluyor.

Bu çerçevede, en çok merak edilen de, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Ermeni meslektaşı Sarkisyan’ın daveti çerçevesinde bu tarihi maça gidip gitmeyeceği.

Aldığımız bilgiler, Gül’ün bu maç için henüz resmi kararını vermediği yönünde. Bu nedenle, Dışişleri-Köşk ekseninde sürekli değerlendirmeler yapılıyor. Bazı, diplomatik çevreler, Abdullah Gül’ün pek gitme taraftarı olmadığını belirtiyor.

Peki, sizce gerçekten Cumhurbaşkanı Gül ne yapmalı? Bu tarihi maça gitmeli mi, gitmemeli mi?

Başkentteki Gül’ün maça gitmesi ile ilgili değerlendirmeler şu 4 ana başlık üzerinde yoğunlaşıyor...

1-Gül gitmeli
Cumhurbaşkanı Gül, tarihteki ilk Türk lider sıfatı ile bu maça giderse, Ermeni soykırımın gündemde tutulduğu dünyaya, ‘İşte, Türkiye bu. Diyalog isteyen, uzlaşmadan yana olarak, Türkiye, Cumhurbaşkanı düzeyinde bile maça gelmekten çekinmeyen iyi niyetli bir ülkedir’ mesajı verilecek. Bu Erivan ve Ermeni diasporasını da çaresiz bırakarak, sorunların çözümünde önemli bir dönüm noktası olacak. ABD başta olmak üzere bir çok ülke Ermenilere baskıyı arttıracak. Ankara’nın eli güçlenecek. Ermenilerin bunu aleyhimizde kullanma şansı da olamaz. Çünkü bu jestimizle tüm dünyada köşeye sıkışırlar.

2-Gül gitmemeli
Birinci maddenin tam aksine, Abdullah Gül, giderse ileride Ermeni diasporası bunu, ‘Bize karşı o kadar ezikler ki, Cumhurbaşkanlarını bile Erivan’a bir maç için göndermek zorunda kaldılar’ şeklinde kullanabilir. Bu durum aynı zamanda, Türkiye içinde de, bir çok çevrede, ‘Gittik. Kendimizi gereksiz yere küçük duruma düşürdük. Ermeniler yine diyalogun aksine dünyanın her yanında bunu kullanacak ve soykırım iddialarını daha güçlü seslendirecek’ şeklinde eleştirilebilir.

3- Gül gitmemeli ama yerine başkası gitmeli
Onun yerine Türkiye diyaloğa açık ve iyi niyetli olduğunu bir spor müsabakası ile göstermek amacı ile üst düzey bir ismini Erivan’a göndermeli. Bu isim, çok ciddi mesaj amaçlanıyorsa, Dışişleri Bakanı Ali Babacan olabilir. Ya da, yarı resmi bazda mesela spordan sorumlu devlet bakanı ya da ekonomiden sorumlu bir bakan gidebilir. Böylece, spor ve ekonomi alanında en azından adım atmak istendiği hissettirilebilir. Böylece, Başbakan Erdoğan’ın, Rusya-Gürcistan savaşı için yürüttüğü mekik diplomasisinde ortaya attığı Kafkas Paktı önerisinin de içi doldurulmuş olabilir.

4- Kimse gitmesin
Ne Cumhurbaşkanı Gül ne de bir başka üst düzey isim kesinlikle gitmemeli. Orada, çirkin gösteriler olabilir. Bu olayın olumlu etkisi sürse sürse birkaç gün devam eder. Sonra, yine her şey eskisi gibi olur. Gül de bakanlar da gittiği ile kalır. Ermenilerin niyeti siyasi. Bundan da asla vazgeçmezler. Olayın havasına çok kaptırmamak lazım.

HÜRRİYET
Ad
Ad

Yorum Yaz