İstanbul'daki iki saldırıda yaşamını yitirenlerin hikayeleri

360473
Ad
İstanbul'da Cumartesi akşamı düzenlenen iki saldırıda yaşamını yitiren 36'sı polis görevlisi toplam 44 kişinin büyük bölümünün en önemli ortak özelliği, genç olmaları.

Polis memurluğu görevine üç ay önce başlayan 21 yaşındaki Mehmet Zengin'den 19 yaşındaki tıp fakültesi öğrencisi Berkay Akbaş'a, hayatını kaybenlerin bazılarının hikayelerini derledik.

Berkay Akbaş: 'Pırıl pırıl, yüksek ideali olan, aşırı hümanist bir çocuk'

Akbaş 19 yaşındaydı. Ankara'daki Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ikincisi sınıf öğrencisiyken iki günlüğüne İstanbul'a gelmişti. Patlama olduğu sırada taksideydi.

Ailesi Cumartesi akşamı çocuklarına ulaşamadığında sosyal medya üzerinden fotoğraflarını yayımlayarak yardım istedi.

Ancak Berkay'ın, hayatını kaybeden siviller arasında olduğu ortaya çıktı.



BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan baba Salim Akbaş, oğlunu, "Benim evladım pırıl pırıl, çağdaş, Atatürkçü, çok başarılı, yüksek ideali olan, sevecen, aşırı hümanist bir çocuktu" diye tarif ediyor.

Ortaokul ve liseyi de Ankara'da okuyan Berkay Akbaş'ın, yaz aylarında Sinop'a döndüğünü, son patlamalar nedeniyle oğlunu "tedirgin etmeden" uyarmaya, tembih etmeye çalıştığını anlatıyor Akbaş.

Ölenlerin ardından "şehit" denmesine ise tepkili baba Akbaş. "Çocuklarımıza iyi bir eğitim verme adına, pek çok özveride bulunduk ama 19 yaşında bir çocuğu devletin aczinden kaybettik. Bunun adına şehit denmesini ısrarla ve ısrarla reddediyorum" diyor.

Akbaş ekliyor: "Herkese şehit hapı yutturularak insanların acıları bastırılıyor. O yüzden şehit denmesi. Devletin aczi şehit kelimesiyle kapatılacaksa benim oğluma şehit denmesin. Devletin bir aczi var burada."



Mehmet Zengin: 21 yaşında, göreve üç ay önce başladı

Çorumlu polis memuru Mehmet Zengin de Cumartesi akşamı statta maç için görevlendirilen çevik kuvvet polislerinden biriydi.

21 yaşındaki Zengin üç ay önce göreve başlamıştı.

Ölümü haberini hem kuzeni Emine Zengin hem de ev arkadaşı polis memuru Hüseyin Yücetaş sosyal medya üzerinden duyurdu.

Haber, Ankara'da yaşayan annesi Birsen ve babası Kadir Zengin'e ise sağlık ekipleri eşliğinde verildi.



Tunç Uncu: 'Esprili, yardımsever ve tam bir Beşiktaş sevdalısı'

Beşiktaş Kulübü resmi internet sitesinden, Kartal Yuvası mağazası çalışanı 29 yaşındaki Tunç Uncu'nun saldırıda hayatını kaybettiğini açıkladı.

Uncu'nun Zincirlikuyu Camii'nden kaldırılan cenazesine Beşiktaş Kulübü'nün yöneticileri ve aralarında Caner Erkin'in de bulunduğu bazı futbolcular katıldı.

BBC Türkçe'ye konuşan Uncu'nun Kartal Yuvası mağazalarından iş arkadaşı Melisa Güliyor, "Tunç, Beşiktaş'a gönül veren biriydi. Kendisini bir kere olsun üzüntülü görmedim. Çok esprili ve yardımsever bir arkadaşımdı" diyor.

Uncu'nun cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Tabutuna Türk bayrağı ile Beşiktaş bayrağı ve forması sarıldı.



Vefa Karakurdu: 'Bursaspor maçı olaysız bitti' demişti

Saldırıda hayatını kaybeden Vodafone Arena'dan sorumlu Özel Güvenlik Şube Emniyet Müdürü Vefa Karakurdu evli ve 2 çocuk babasıydı. Babası emekli emniyet müdürü olan Karakurdu, 2008 yılında kardeşini trafik kazasında kaybetmişti.

Karadeniz Ereğli Lisesi'nden mezun olduktan sonra polis koleji sınavlarını kazanarak okulu bitiren Karakurdu'nun yaklaşık 15 yıl önce emniyet teşkilatında görev yapmaya başladığı öğrenildi.

Patlama yerinden saniyeler önce geçen Habertürk Muhabiri Kartal Yiğit, patlamadan önce Karakurdu ile karşılaştığını ve kendisine şu sözleri söylediğini aktardı:

"Kardeşim buralarda durma' dedi. Sonra tanıdık birbirimizi. O bana, ben ona sarıldım. 'Ya görüyor musun, bin 500 Bursalı taraftar geldi. Beşiktaş stadına ilk kez geldiler. Yıllar sonra. Sabah gişelerden aldık. Bak olaysız bitti. Şimdi yine gişelere bırakacağız. Olaysız bitti ama bak sabahtan beri kaç tane polis peşlerinde güvenliklerini sağlamak için çaba harcıyor."



Karakurdu'nun cenazesinin, memleketi Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde defnedileceği öğrenildi.

Beşiktaş taraftarları, Twitter hesaplarından Karakurdu için bir taziye mesajı yayınladı.



Velat Demiroğlu: Patlamaya kullandığı dolmuşun içinde kırmızı ışıkta yakalandı

Diyarbakır Velat Demiroğlu bir dolmuş şoförüydü. Kırmızı ışıkta durduğu sırada meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybetti.

24 yaşındaki Demiroğlu'nun Facebook fotoğrafı ise bombalamalara tepki gösteren bir görseldi.

Burada şöyle yazıyordu: "Görüşü ne olursa olsun, görevi ne olursa olsun ölüm istemiyoruz. Hiçbir neden insan hayatından önemli değildir."



Demiroğlu'nun Facebook'taki kapak fotoğrafı ise Ankara Garı'ndaki 10 Ekim saldırısında çekilmiş bir fotoğraftı.

Ölümünün ardından arkadaşları sayfasında, askerlik fotoğraflarını paylaşarak acılarını dile getirdiler.



İlker Uylaş: Babası emniyette bekçi, ağabeyi de polis memuru

Babası da Hatay Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bekçi olan İlker Uylaş 7 yıldır polis memuru olarak çalışıyordu.

Ağabeyi de polis memuru.

27 yaşındaki Uylaş dört aylık evliydi.



Adem Serin: Ailesi onu aramaya İstanbul'a, polisler kötü haberi vermeye Gaziantep'e gitti

24 yaşındaki Adem Serin, Gaziantep'te temizlik işçisi bir anne babanın oğluydu.

Anne İsminur ve baba Şefik dün patlamanın haberini aldıktan sonra oğullarına ulaşamayınca İstanbul'a geldiler.

Bu nedenle, ölüm haberini vermek için gelen polisler ise onları evlerinde bulamadı.

Ailenin yaşadığı sokağa ve ailesinin evine Türk bayrakları asılırken, aynı sokakta taziye çadırı kuruldu. DHA'nın haberine göre, hayatını kaybeden polis memuru bir ay sonra nişanlanacaktı.



Durmuş Öcal: Göreve 8 Temmuz'da başladı, 21 yaşındaydı

Beşiktaş'taki Vodafone Arena Stadı'nın hemen yanındaki saldırıda hayatını kaybeden polislerden biri de beş aylık polis memuru 21 yaşındaki Durmuş Öcal'dı.

Ispartalı polis memurunun anne ve babası aynı Gaziantepli Adem Serin'inkiler gibi saldırı haberin duyar duymaz yola çıkmışlardı.

Henüz 5 aylık polis memuru olan Öcal, Afyonkarahisar Polis Meslek Yüksekokulu'ndan mezun olduktan sonra 8 Temmuz'da İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde göreve başlamıştı.



Oğuzhan Duyar'ın annesi: 'Oğlum hep şehit olmak isterdi, istediği oldu'

21 yaşındaki polis memuru Oğuzhan Duyar'ın annesi, oğlunun henüz 7 ay önce polis olduğunu söyledi ve "hep şehit olmak istiyordu ve de oldu. Benim oğlum istediğini oldu" dedi.

DHA'nın aktardığına göre, oğlunun doğum gününün 28 Aralık'ta olduğunu söyleyen Nuran Duyar, "Doğum günü için gelecektim ama morgdan aldım. O hainlerin hiçbir zaman yanına kalmasın" dedi.

Annesi, "Ne istediler benim kuzumdan. Varım, yoğum bir tanemdi. Bir tanecik yavrumdu. Onu da götürdüler. Elimden kaydırıp aldı. Ama onların yanına kalmasın. Biz her zaman dimdik ayaktayız. Polisliği seviyordu" dedi.



Okan Doğan: Patlamadan yaralı kurtuldu, hastanede yaşamını yitirdi

İki yıllık polis memuru 23 yaşındaki Okan Doğan, saldırıdan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Doğan'ın Malatya'da yaşayan ailesi Yusuf ve Nadriye Doğan, ölüm haberini aldıktan sonra Pazar sabahı İstanbul'a geldi.



İsmail Koç: Hem çizim yapardı hem 'dayanışmayı' severdi

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik tasarım mezunu olan İsmail Koç, uzun yıllar reklamcılık ve sanat yönetmenliği yaptı.

Arkadaşları onu "çok iyi de bir çizerdi" diye anlatıyor.

Kadın dernekleri için çizimler yaptığını ve "dayanışmayı" seven bir insan olduğunu söyleyen arkadaşları, çocukların okumayı kolay öğrenmesi için bir font tasarladığını anlatıyor.

Selin Çelik: Saldırı sırasında dolmuşun içindeydi

28 yaşındaki Selin Çelik, bir bankada çalışıyordu. Saldırı olduğunda Taksim'e giden bir dolmuşun içindeydi.

Dolmuşta yaralanan Çelik, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakımda kaldıktan sonra, hayatını kaybetti.



Çelik'in yakınları, yoğun bakımdaki genç kadına kan desteği bulabilmek için sosyal medyada çağrı yapmışlardı.

Galatasaray Kulübü master yüzücüsü Pelin Çelik'in kız kardeşi olduğu öğrenilen genç kadının bir yakını, "Cüzdanı falan yok ortada, dövmesinden tanımış arkadaşı. Patlamanın çok yakınındaki bir dolmuştaymış. Selin de kafasından yaralanmış" diye konuştu.
Görkem Yazıcı: Koç Üniversitesi son sınıf öğrencisiydi

Koç Üniversitesi İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi olan Görkem Yazıcı, saldırıda ölen siviller arasındaydı.



Amerikan futbolu oynayan Görkem Yazıcı, Ordulu bir ailenin tek çocuğuydu.

Babasını kaybeden Yazıcı, annesiyle birlikte İstanbul'da yaşıyordu. Ailenin isteği üzerine, üniversite öğrencisi Görkem Yazıcı'nın cenazesi İstanbul'da toprağa verilecek.

BBC
Ad
Ad

Yorum Yaz