Metin Feyzioğlu'ndan önemli açıklama: Risk var, uyarmak bizim görevimiz

360530
Ad
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "Kişiye göre sistem oluşturulmaz. Kim gelirse gelsin demokratik olması lazım. Risk vardır, uyarmak bizim görevimizdir" dedi.

cumhuriyet.com.tr

Bartın Barosu'nun 25'inci kuruluş yılı etkinliğine katılan Feyzioğlu, basın mensuplarına açıklama yaptı.

Türkiye'nin yakıcı bir gündemi olduğunu ve bunun içinde Başkanlık rejiminin de yer aldığını ifade eden Feyzioğlu, "Bazılarını belki daha rahat ettirmek için adına 'Başkanlık' değil 'Cumhurbaşkanlığı' da denmiş olabilir. Ama bu bir Başkanlık sistemi. Ama demokratik Başkanlık sistemi mi? Bir hükümet sisteminin demokratik olabilmesi için, kuvvetler ayrılığının bulunup bulunmadığına bakmak lazım. Başka bir şey değil. Anayasa Mahkemesi'nin oluşumuna ve HSYK'nın oluşumuna baktığınızda bu Anayasa değişikliği yargı ve yasama güçlerini Cumhurbaşkanı'na bağlıyor. Çünkü Cumhurbaşkanı aynı zamanda meclisteki iktidar partisinin çoğunluk partisinin genel başkanı oluyor. Dolayısıyla da Anayasa'da Cumhurbaşkanı yazan her maddede Cumhurbaşkanı'nı çizip, iktidar partisi genel başkanı yazdığınızda o hükümler içinize siniyorsa tamam. Ama, 'İktidar partisi genel başkanına bu yetki verilir mi?' diyorsanız, o zaman gelin Türkiye için hep birlikte doğrusunu yapalım. İktidar partisi de doğrusunu yapsın. Bugün iktidar, yarın olmayabilir" dedi.

Feyzioğlu, Anayasa değişiklik teklifinin geçmesi durumunda Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 7 üyesini iktidar partisi genel başkanı, yani Cumhurbaşkanı'nın doğrudan, 5 üyesini de mecliste oylama sonucu atayacağını, Anayasa Mahkemesi'nde de 15 üyenin 10'unu atayacağını söyledi. Feyzioğlu, "Bugün bu yetkiyi vermek istemediğiniz bir kişiye yarın verebileceğiniz bu sistem için düşünerek karar vermek lazım. Yani kişiye göre sistem oluşturulmaz. Kim gelirse gelsin demokratik olması lazım. Risk vardır, uyarmak bizim görevimizdir. Hiçbir siyasi gözlüğü takmaksızın kuvvetlerin ayrılığının sağlanıp sağlanmadığı noktasında tüm toplumu aydınlatacağız" diye konuştu.

Gazeteci Hüsnü Mahalli'nin tutuklanmasını da değerlendiren Feyzioğlu, "Türkiye’nin Suriye politikası yakın zamana kadar çok yanlıştı. Biz bunu uzun süredir söylüyoruz. Bunu söyleyenlerden biri de Ortadoğu'nun profesörü Hüsnü Mahalli'dir. Hüsnü Mahalli'nin yıllardır yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı eğer, Türkiye'ye Ortadoğu'nun terörü bu ölçüde sıçramamış olurdu. Karşımızda mezhep ve etnik kökene göre oluşmuş küçük küçük devletimsiler yerine merkez hükümetler bulunurdu. Bugün, ortada karartılacak bir delil yoktur, hakaret suçlamasıdır. Kaçma tehlikesine karşı hiçbir sebep somut sebep ortaya konmamıştır. Şu halde bu tutuklama, 'gazetecilik faaliyetine' yönelik gibi gözükmektedir. En azından gazetecilik faaliyetini baskı altına almaya yöneliktir" dedi.
Ad
Ad

Yorum Yaz