Ad

Akademisyenlerin beraat talebine ret

366385
Ad

Güneydoğu'da iki sene önce ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde devlete askeri operasyonlara son verme çağrısında bulunulan "Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler hakkında “terör propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan davalar görülmeye başlandı.

İstanbul 35'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz yargılanan 10 akademisyen bugün sırayla hakim karşısına çıktı. Savunma için sanık kürsüsüne ilk çıkan isim olan Galatasaray Üniversitesi'nden Osman Olcay Kunal'ın avukatı Hüseyin Ersöz, başka bir mahkemede yargılanan akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy'un hakkında TCK'nin 301'inci maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, TBMM'yi, hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamasıyla yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı'ndan izin alındığını anımsattı. Ersöz, bu dava için de izin alınması konusunda Adalet Bakanlığı'na yazı yazılmasını talep etti.

Daha sonra Galatasaray Üniversitesi'nde görevli akademisyenler Tuba Akıncılar, Aslı Didem Danış Şenyüz, Hakan Yücel, Ildırım Başak Demir ve Ömer Orhan Aygün aynı taleplerle hâkim karşısına çıktı.

Galatasaray Üniversitesi'nden akademisyenlerin ardından İstanbul Üniversitesi'nden Gizem Bilgin Aytaç sanık kürsüsüne geldi. Sanık Aytaç'ın avukatı Arın Gül Yeniaras, derhal beraat talebinde bulundu. Avukat Yeniaras, "Bunlar, içine her şeyin dahil edildiği havuz iddianamelerdir. Bildiride devlete yapılan bir barış çağrısı vardır. Barış bildirisine konu olaylar savcının iddiasına göre hayal ürünüdür. Oysa orada yaşananlar gerçektir. İddianamede, gerçek dışı olarak kaydedilen mağduriyetlerde Anayasa Mahkemesi başvuruları vardır" dedi.

"Yapılan ihlalleri söylemek suç değil"

İstinaf mahkemeleri hakkında ortak tutanak tutan 27'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin tutanağını örnek gösteren avukat Yeniaras, "Yapılan hataları ve bunların ihlal niteliğinde olduğunu söylemek suç değildir. Buna imza atmak suç değildir. 'Buna derhal son verin demek' suç değildir. Bildiride muhatap devlettir. Meşru, ahlaki, hukuki ve yasaldır. Bölgedeki hak ihlallerini saymak terör örgüt propagandası değildir. Güneydoğu'da yaşayan her vatandaşı PKK üyesi saymak ayrımcılıktır" diye konuştu.

Bildirinin iddianamede yeralan İngilizce çevirisinde birden çok yanlış olduğunu da belirten avukat Yeniaras, "Metinde 'Kurdish', Kürdistan olarak çevrilmiştir. Bu Kürdistan değil, Kürt demektir. Olmayan bir suç yaratılmıştır" dedi. Ardından İstanbul Üniversitesi'nden Pedriye Mutlu'nun yargılamasına geçildi. Raporlu olduğu için duruşmaya katılmayan Mutlu'nun avukatı Ali Deniz Ceylan, davaların birleştirilmesini, derhal beraat kararı verilmesini ve TCK 301'inci madde yönünden yargılama için Adalet Bakanlığı'ndan izin alınmasını talep etti.

Tüm taleplere ret

Mahkeme heyeti, sanıklar hakkında ayrı ayrı derhal beraat verilmesi, birleştirme ve 301'inci madde yönünden izin alınması taleplerini reddetti. Duruşmalar 12 Nisan'a ertelendi.

11 Ocak 2016 tarihli bildiriyi imzalayan bin 128 akademisyenden şu ana kadar yaklaşık 150'sine dava açıldığı süreçte, 500'e yakın akademisyen görevlerinden ihraç edildi. Dava açılan akademisyenler arasında emekli olanlar ve imzasını çekenler de bulunuyor.

 

 

http://www.dw.com

Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz