Ad

Diyarbakır’daki HIV skandalına tepkiler sürüyor

367210
Ad

Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Siirt’ten sevk edilen HIV’li bir hasta nedeniyle bugünlerde tartışmaların odağında. HIV taşıyıcısı hamile bir kadın olan hastanın ameliyatı sırasında asistan bir doktorun eline iğne batması sonucu diğer asistanların ameliyata girmek istememesi nedeniyle hem hastanede irade soruşturma hem de savcılık tarafında adli inceleme başlatıldı.

Ancak olay tıbbi ve etik açısından tartışılmaya devam ediliyor. Dicle Üniversitesi'nde skandala dönüşen vakayı Diyarbakır Tabipler Odası da yakından takip ediyor. Oda Başkanı Doktor Şerif Demir, meselenin tüm etkenleriyle ele alınması gerektiğini düşünüyor.

Olayla ilgili kendilerinin de inceleme başlattıklarını belirten Demir, "Amacımız bir günah keçisi bulmak değil. Bu tarz hastalara bakılırken koruyucu ekipmanların da tam olması gerekir. Hekim girmemişse gereğinin elbette tıbbi ve etik olarak yapılması gerekir” diye konuştu.

Hastanelerde hekimlerin çalışma koşullarının zor olduğunu belirten Demir, "Bütünsel olarak baktığımızda salt hekimin üzerinden ‘hastanın ameliyatına girmiyor’ diyerek belirlemede bulunmak yanlış olur. Olayın tüm etkenleriyle ele alınıp incelenmesinin ve gereğinin yapılmasının takipçisi olacağız” dedi.

"Tepkimiz hastane yönetimine"

Ameliyata girmek istemeyen doktorlar ve görevi bırakan asistanlar ise basına konuşmak istemiyor. İş bırakan asistan doktorlardan biri adının gizli tutulması kaydıyla DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada yanlış anlaşıldıklarını söyledi. Adını vermek istemeyen asistan, “Mesele HIV’li hasta değil. Mesele görevli doktorların kendilerine risk görerek ameliyata girmek istememelerine karşın asistanları emir erleri gibi görmeleri” dedi.

Asistan doktor, ”Pek çok angarya işlerini bizim üzerimizden yürütüyorlar. Arkadaşımızın eline iğne battı, bunun sorumlusu o arkadaşımız değil, uzman doktorlardır” eleştirisini getirdi.

"Tıbbi ve etik kurallara aykırı"

Hastane Başhekimi Prof. Ali Kemal Kadiroğlu, durumu ‘kabul edilemez’ olarak değerlendiriyor. Hekimlerin tutumunun hiçbir açıklaması olamayacağını belirten Kadiroğlu, “Hekim hasta seçmez, hele hele iş bırakarak hastaları mağdur edemez. Bu insani değil” diyor. Kadiroğlu, “Soruşturma başlattık ve sorumlular bunun hesabını verecek" şeklinde konuştu.

Hastanede olayı incelemek üzere üç profesörden oluşan bir komisyon kuruldu. Olayın ayrıntıları ile soruşturulacağını vurgulayan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül’e göre de ameliyat sırasında asistanın eline iğne batması olayı büyümesine yol açtı. Gül, “Ameliyata girmek istemeyen doktorlar olmuş olabilir, ama başka ekip ameliyatı yaptı. Asistanın eline iğne batmasa olay bu kadar büyümezdi. Ameliyat yapıldı, hasta ve bebeği sağlıklı bir şekilde taburcu edildi” dedi.

Kovmaya çalıştılar

Ameliyatın ardından tedavileri tamamlanan Ç.K. ve bebeği taburcu olduktan sonra memleketlerine gönderildi. Eşine uygulanan ayrımcılık konusunda mahkeme yoluna gitmeyeceğini söyleyen M.K. "kırgınız” diyor. HIV’in kendisinden eşine bulaştığını anlatan M.K. "Ben bu hastalığı İstanbul’da çalışırken bir hata sonucu kaptım. Bundan da çok utandım. Tedavilerim yıllarca Dicle Üniversitesi Hastanesinde devam etti. Onlara borçluyum” dedi. Bu nedenle mahkemeye gitmeyeceğini söyleyen M.K. ancak kendilerine kötü davranıldığını, odalarına kimsenin girmediğini, çöplerin bile toplanmadığını ifade etti.

HIV nasıl bulaşır?

HIV cinsel ilişki yoluyla, kan yoluyla ve anneden bebeğe şeklinde bulaşıyor. Ancak doğum esnasında alınan önlemlerle artık HIV bebeğe geçmiyor. HIV’in nasıl bulaştığının yanı sıra nasıl bulaşmadığı da önemli. Buna göre HIV el sıkışma, kucaklaşma, cilt teması, sosyal öpüşme, yemek, içki, tabak, kaşık, bardak, yüzme havuzu, banyo, tuvalet, giysi, çamaşır, böcek, sinek sokmaları, günlük yaşamda aynı odada bulunmakla ve aynı havayı solumakla bulaşmıyor.

Dicle Üniversitesi yönetimi ihtiyacın ortaya çıkması üzerine çalışanlarına HIV ve AIDS konularında yeni bir eğitim çalışması başlattı.

Dicle Üniversitesi'nde ne olmuştu?

İddialara göre, HIV virüsü taşıdığı için hastaneye kabul edilmeyen Ç.K. ve eşi M.K. geceyi caminin misafirhanesinde geçirdi. Ertesi gün üniversite yönetiminin girişimleriyle hastaneye kabul edilen kadının ameliyatına da görevli doktorlar girmek istemedi. Başka bir doktor ameliyat için ikna edildi. Ancak yeni asistan olan D.D.’nin eline ameliyatta iğne battı. Doğum Kliniğindeki yirmiye yakın asistan görev bıraktı. Doktorsuz kalan doğum kliniği kapatılırken hastalar başka hastanelere gönderildi. Üniversite açıklama üstüne açıklama yapıp soruşturma başlatırken eline iğne batan asistan D.D.’nin şikâyetçi olmasıyla olay yargıya taşındı.

 

http://www.dw.com

Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz