Ad

Yorum: Türk demokrasisinin karanlık dönemi

370734
Ad

Recep Tayyip Erdoğan görev andı içerek, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş hedefine ulaşmış oldu. Gunnar Köhne yorumunda Türk toplumunun bölündüğünü ve Avrupa’nın muhalefeti desteklemesi gerektiğini dile getiriyor.

 

Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 1990'lı yıllarda "Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz” dediği rivayet edilir. 64 yaşındaki Erdoğan şimdi hedefine ulaştı. Devlet başkanı olarak kendi anayasasıyla ülkeyi sınırsız ve kararnamelerle yönetme yetkisiyle donatıldı. Parlamentonun neredeyse hiç önemi kalmadı. Bundan böyle yargıç, bakan ve öğretmenleri Erdoğan atayıp, Erdoğan görevden alacak. Hafta sonunda işten attırttığı 18 bin kişi onun azlettiği son devlet görevlileri olmayacak.

Mısır ve Rusya gibi bir Türkiye

100'üncü yaşına yaklaşan Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman kusursuz bir demokrasi olmadı. Ancak yetkilerinin parlamentonun elinden alınmasıyla Türkiye de Mısır ve Rusya gibi devletlerin arasına katıldı. Ancak tek bir farkla: Türkiye'deki muhalefet marjinal değil ve halkın neredeyse yarısını temsil ediyor.

Erdoğan ülkeyi destekçileriyle birlikte diğerlerine karşı yönetebileceğini sanıyorsa, büyük risk alıyor demektir. Tabii ki liberal düşünceli bir öğretmeni sokağa atıp, din derslerini arttırabilir. Batıya dönük, yenilikçi işletmecileri Türkiye'den dışlayıp, devlet ihalelerini kayırdığı kişilere verebilir. Batıya karşı ajitasyonu sürdürür, halkı kendi medyasına tabi kılıp Kürtlerin taleplerine daha fazla şiddetle karşılık verebilir. Erdoğan bütün bunları yapabilir. Ama o zaman ülkesi onun vaat ettiği siyasi ve ekonomik gelişmeyi kaydedemez. Tam aksine, enflasyonun şahlanması ve Türk Lirası'nın değer kaybetmesi, ağır ekonomik krizin ilk habercisidir.

 

Zaten yeni sistemin işleyip işlemeyeceği de belli değil. Erdoğan halka hantal bürokrasiyi tasfiye edip yerine verimli bir sistem getirmeyi vaat etti. Ama aynı zamanda onlarca başkan yardımcılıkları ve yetkileri belirsiz danışma kurulları ihdas etti. Erdoğan hepsini bizzat kontrol edeceğini söyledi ama ona bağlılıktan daha fazlasını yapabilen elemanlara ihtiyacı olacak.

Avrupa muhalefete destek olmalı

Erdoğan planlarını ancak demir yumrukla uygulayabilir. Gevşerse, ülke yönetilir olmaktan çıkar. Erdoğan da bunun bilincinde. Bağımsız uzmanları bakan yapacağı türünden açıklamalarla birleştirici mesajlar veriyorsa da, bunu yabancı ülkeleri ve yabancı yatırımcıyı teskin etmek için yaptığı akla gelmeli.

Türk demokratları için karanlık bir dönem başlıyor. Karşılarına şimdiye kadar hiç Erdoğan gibi güçlü bir rakip çıkmamıştı. Ancak kaybedilen seçimden sonra onları yenilmişlik duygusu sarmış olsa da, Türk demokrasisi yakın zamanda gücünü yeniden keşfedecektir. Almanya ve Avrupa onları yalnız bırakmamalıdır. Türkiye'den kaçan rejim karşıtlarına kapılarımızı bundan böyle de açık tutmalı ve Ankara üzerindeki siyasi baskıyı arttırmalıyız. Avrupa Birliği gümrük birliğini güncelleştirme görüşmelerine şimdilik son vermekle doğrusunu yapmıştır. Bu vesileyle Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki tam üyelik müzakerelerine de son verilebilir. Bu görüşmelerin artık gerçekten önemi kalmamıştır.

Gunnar Köhne

© Deutsche Welle Türkçe

Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz