Ad

FETHULLAH GÜLEN DÖNERSE ?!!!

89
Ad

Fethullah GÜLEN Türkiye ye dönerse Türkiye de ne değişir ?


28 Şubat Postmodern darbe günlerinden sonra Türkiye'yi terk eden Fethullah Gülen yaklaşık 9 yıldır Türkiye dışında, ABD'de yaşıyor.
Ciddi bir sağlık sorunu olduğu biliniyor.

Ayrıca büyük bir ülke özlemi çektiği de...

Ama bu gerçeklere rağmen yıllardır Türkiye'ye dönemiyor. ..
Nedeni de hakkında açılmış davalar.
Şimdi, içinden geçtiğimiz şu günlerde bu davalar tek tek bitiyor ve beraatla sonuçlanıyor.

İşte bu sonuçlar nedeniyle Gülen'in Türkiye'ye dönüp dönmeyeceği meselesi bir kez daha gündemde...

Acaba ne zaman dönecek ve nasıl karşılanacak?

Üzerinde inanılmaz spekülasyon yapılan bir konu bu. En çarpıcı olanı da Humeyni benzetmesi...

Birçok insan, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye dönüşünü Humeyni'nin İran'a dönüşüne benzetiyor.

Peki, böyle olur mu?

Prof. Dr. Ferhat Kentel şöyle diyor:
"Fethullah Cemaati'nin en önemli özelliği 'Aman ne olur gerginlik yaratmayalım' kaygısıdır. Yani Humeyni'nin dönüşü gibi bir şey olmaz mesela. Daha mütevazı bir dönüş olur."

Gösterişli bir dönüşe ihtiyaçları olmadığını hatta böyle bir dönüşü "tehlikeli" bulacaklarını söyleyen Kentel, Gülen'in Türkiye'ye dönmesi gerektiğini de şu sözlerle dile getiriyor:

"Dönmesi daha mantıklı olur. Dışarıda kaldıkça elle tutulamayan bir 'peygamber' konumuna getiriliyor, bu doğru değil. Burada gerçek bir insan olarak fiilen var olan biri olması daha görünür olması daha iyi olur."

Aynı soruyu, Nakşibendilik üzerine araştırmasıyla dikkatleri çeken Yrd. Doç. Dr. Muhammet Çakmak'a soruyoruz.

Çakmak önce bir tespit yapıyor:
"Fethullah Hoca'nın Türkiye'ye dönmesi yeni gelişmelere, risklere açıktır. Bir toplumsal hareketin objesi haline gelirse çok farklı olur. Bunu isteyenler var... Bu anlamda dönüşüyle çok büyük etki yaratılabilir. Hatta iki milyon kişi dökülürse oraya bu toplumu derinden etkiler. Ama doğru olmaz."

Çakmak olması gerekeni de şöyle anlatıyor :
"Hoca dönmeli ama sessiz dönmeli. Eğitime gönül vermiş bir insan olarak ülkesine dönmeli ve hayatının son dönemini burada geçirmeli."

Türkiye yavaş da olsa demokratikleşiyor ve birikmiş sorunlarıyla zor da olsa yüzleşiyor.

Bu yüzleşmede "öteki" olanlara çok daha büyük özveri düşüyor.

Sabah
Mahmut ÖVÜR

Gülen'in avukatı: Cumhuriyet yargıyı etkilemeye çalışıyor

Fethullah Gülen'in avukatı Orhan Erdemli, Cumhuriyet gazetesinin yargı sürecini etkilemek amacıyla yalan haber yazdığını belirterek, bunun suç olduğunu hatırlattı.

Cumhuriyet Gazetesi, yaptığı haberlerle yargıyı etkilemeye çalışıyor. Fethullah Gülen'in avukatı Orhan Erdemli, Cumhuriyet Gazetesi'nde 13 Nisan'da yayınlanan 'Yargıtay'dan 24 delil' başlıklı haber ile 15 Nisan'da birinci sayfadan duyurulan 'Gülen, Humeyni gibi' başlıklı yazıların yargıyı etkileme amacı taşıdığını söyledi.

Cumhuriyet Gazetesi'ne bir düzeltme metni gönderen Erdemli, Ankara 11. Ceza Mahkemesi'nin Fethullah Gülen ile ilgili verdiği beraat kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın 7 Nisan'da itiraz ettiğini hatırlatarak, "Söz konusu yayınların, devam eden yargılamayı etkileme amacına yönelik olarak yapıldığı aşikardır." ifadelerini kullandı. Erdemli, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, ilgili yayınların yer aldığı sayfa ve sütunda, aynı punto harflerle yayınlanmasını istedi. Erdemli, düzeltme yazısında şunları kaydetti: "Kamuoyunca bilindiği üzere, müvekkilim Fethullah Gülen aleyhinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda, atılı suçun sübut bulmadığı ve unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Söz konusu karar iddia makamı tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonucunda oybirliği ile beraat kararını onamıştır. Onama kararının gerekçesi de şöyledir: 'Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; sanığın cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle anayasada belirtilen cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kurduğu ve yönettiği yolunda mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği sonucuna varıldığı, bu nedenle de mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına oybirliği ile karar verildi.' Söz konusu karar iddia makamı tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonucunda oybirliği ile beraat kararını onamıştır. Hal böyle olmasına rağmen bazı medya organları, müvekkilimi suçlu olarak gösterme gayretiyle yayınlar yapmaktadır. Cumhuriyet Gazetesi'nin 13 Nisan 2008 ve 15 Nisan 2008 tarihli söz konusu yayınları da bu niteliği taşımaktadır."

Avukat Erdemli, haberde '24 delil' olarak ileri sürülen hususların yerel mahkemede ve Yüksek Mahkeme'de tek tek ele alınmış, incelenmiş, verilen beraat kararı oybirliği ile onanmıştır. Yargının beraat hükmü verdiği ve Yüksek Mahkemenin onadığı bir hususta, ısrarla müvekkilimi suçlu olarak sunan yayınlar yapılması yargısız infazın ötesinde, yargıya rağmen infaz değil midir?"

Yargıtay cumhuriyet başsavcısının 7 Nisan 2008'de söz konusu karara itiraz ettiğini ve yargı sürecinin devam ettiğini aktaran Erdemli, şu görüşleri dile getirdi: "Söz konusu yayınların, devam eden yargılamayı etkileme amacına yönelik olarak yapıldığı aşikardır. Oysa TCK'nın 'Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs' başlıklı 288. maddesi hükmüne göre; bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, söz konusu yayınlar ile yasanın açık hükmü ihlal edilmekte ve suç işlenmektedir."

Diğer yandan 'Gülen, Humeyni gibi' başlıklı yazıda ileri sürülen bütün iddiaların asılsız olduğunu vurgulayan Erdemli, bu iddiaların tamamen hayal mahsulü isnatlardan ibaret olduğunu kaydetti. Cumhuriyet Gazetesi'nin yazıya konu iddiaları araştırmacı Michael Rubin'e dayandırdığını belirten Erdemli, şöyle devam etti: "Michael Rubin de iddiaların kaynağı olarak Cumhuriyet Gazetesi'ni göstermektedir. Bu durum Cumhuriyet'in haberinin içeriğinde dahi yer almıştır. Bu tutumu objektif ve sorumlu gazetecilik ilkeleri ve iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir.''
Ad
Ad
Ad

Yorum Yaz