Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Erdoğan Ak Parti'yi toparlayabilir mi?

Ak Parti 15 yılın sonunda zirveden geri dönüşe geçti. Hızlı yükselişin, rakipsizliğin, muhalefetsizliğin hezimetine uğradı.

 

Adete atar damarı kesildi. Genel Başkan Erdoğan atar damarı kesilmiş bir partiyi hayata döndürmeye çalışıyor.

 

Sorunu biliyor, hastalığı teşhis etmiş görünüyor...

 

Bize asıl darbe zahirde bizden görünen alçaklardan geliyor” diyor...

Bu sözün üzerine söz söylenmez. Sayın Erdoğan, durumu veciz bir şekilde ifade etti.


 

Peki şimdi ne yapmak gerekir?


 

Belediye başkanları, partinin il ve ilçe başkanları görevden alınıyor. Veya istifası isteniyor.


 

Sonuç!


 

Bence Ak Parti daha fazla yıpranıyor.


 

Eğer Ankara ve İstanbul'da başkanlar değişirken yönetim sistemleri de değişseydi;


 

Ankara ve İstanbul'da ulaşım 1 lira olsaydı, bayanlara 500 kuruş, öğrencilere sembolik 250 kuruş olsaydı, su ücretleri yüzde elli indirilseydi Ak Parti'nin kesilen atar damarı yerine dikilmiş olurdu.


 

O hızla İzmir'i bile sallardı...


 

Emekli maaşlarındaki uyarlama, engellilere, falana filana yapılan yardımlar halk tabanında etkili ama sınırlı...


 

Sayın Erdoğan alınmasın Ak Parti'ye matematikçi danışmanlar lazım...


 

Bir insan siyasette yükselirken dostları azalır... Bunun nedenini merak eden var mı?


 

Dostlar her daim doğru söylerde ondan.


 

Siyasetçi büyümüştür, milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı olmuştur.


 

Dost …. ?

Dost bıraktığı yerdedir?

Hep doğru söylediği için dost bir dönemeçte bırakılmıştır. Bu da çok oluyor denmiştir.


 

Dost acı söyler...” Atasözü unutulmuştur...

 

16 yıldır siyaset dahil her konuda kalem oynatan bir gazeteci olarak hem Ak Parti'ye, hem de Türkiye'nin yaşadığı trajediye üzülüyorum.

 


 

"Ak Parti'yi yıkalım, yerine İYİ Parti'yi getirelim sorunlar kökten çözülür..."

 

Ey çaresiz derviş, 15 sene sonra İYİ Parti'yi yıkalım yerine Daha İyi Parti'yi getirelim diyeceksin...

Bu ülke yaz boz tahtası mı?


 

Sayın Cumhurbaşkanı'na haddim olmayarak bir iki çözüm önereceğim.

İster acaba der, ister demez...


 

Acaba derse ömrü uzayacak, ülke içine düştüğü bataklıktan çıkacak...


 

Bugün kapatılan Zaman Gazetesi muhabiri Ayşenur Parıldak attığı bir twit nedeniyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.


 

Ayşenur Parıldak savunmasında çok çarpıcı bir konuya değindi; "Tek suçum Zaman gazetesinde çalışmak. Keşke çalışmasaydım. Gazetede önde gelen herkes yurt dışına gitmiş, 'basın özgürlüğü' diye tweet atıyorlar. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum." dedi.


 

Ayşenur Parıldak da herşeyi çok açık ve net  özetledi.


Arif olanlar için Ayşenur Parıldak'ın bu sözünden alınacak çok ders var!

 

Rahmetli Menderes'ten bir hatıra:


 

"27 Mayıs öncesinde 555K parolasıyla hareket eden gençler vardı.
Maalesef Kızılay Meydanı'nda birileri o dönemin Başbakanının yakasına
yapışarak hakaret etti. Başbakan sordu kendisine 'Ne istiyorsunuz?'
diye. 'Özgürlük, demokrasi istiyoruz' cevabının ardından rahmetli
Menderes'in cevabı şu oldu: 'Bir Başbakanın yakasına Kızılay
Meydanı'nda yapışabiliyorsan, bundan daha büyük bir özgürlüğü nerede
bulabilirsin.'


 

Sayın Cumhurbaşkanı'na akıl öğretecek halimiz yok. Durum ortada. İsterse oyunu bozabilir. Herşeyi tersine çevirebilir.


 

Zaman Muhabiri Ayşenur Parıldak gibi gençleri affederek dünyayı ters köşeye yatırabilir.

 

Oyun kuran, kumpas kuran bu gençler değil. Bunu herkes biliyor. Yaşlılar ve hastalar da değil. Hamile kadınlar da değil.


 

Hapishanelerdeki çocuklar da değil...

Başta da dedim ya Matematikçi danışmanlar lazım...
 

Bize asıl darbe zahirde bizden görünen alçaklardan geliyor” denilenlerden değil!


*

Özal iki çılgın gazeteciyi iki kelime ile emrine amade yapmıştı...

O  gazetecilerden biri " En büyük sorun Erdoğan" diyen Hasan Cemal, diğeri de Cengiz Çandar'dı...

 

*

Özal zeki ve etkili isimleri yanında taşıyordu.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın uçağına binenleri görünce hayal kırıklığı yaşıyorum...

 

Sayın Cumhurbaşkanı'nın uçağında;

Fehmi Koru

Hasan Cemal

Taha Akyol

Emin Çölaşan

Yılmaz Özdil

Soner Yalçın

Ahmet Takan

Ergun Kaftancı

Mehmet Tezkan

Ertuğrul Özkök

Ahmet Hakan

Abdülkadir Selvi

Ayşe Arman

Şebnem Bursalı

Gülse Birsel

Ceyda Karan

Aslı Aydıntaşbaş

Kazım Güleçyüz

Murat Birsel

Roza Kurban olsaydı Türkiye'de çok şey değişirdi...

 

*

Bu aile faciası taş kalplileri bile ağlatır...

Hüseyin Maden 40 yaşında bir fizik öğretmeni. Eşi Nur Maden ise 36 yaşında Ana Sınıfı öğretmeniydi. Kastamonu’da yaşayan ailenin Nadire(13) Nur(10) isimli iki kızı ve Feridun(7) isimli bir oğlu vardı.

Kamuda görevli Hüseyin Maden, 15 Temmuz sonrası çıkartılan KHK ile mesleğinden ihraç edildi.
Ardından Hizmet Hareketi'yle bağları nedeniyle Hüseyin ve Nur Maden hakkında “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İkisinin de tutuklanıp çocuklarının yalnız kalma korkusuyla aile polisten saklanmaya karar verdi.

Başka bir adreste yaklaşık bir yıl boyunca saklanan ailenin evine defalarca polis baskını yapıldı. Hüseyin Mağden bu sırada sigortasız olarak beden gücü gerektiren bir işte 1000 TL’ye çalışmaya başlamıştı ve ailesini geçindirmeye uğraşıyordu.

Ancak polisin kıskacı  her geçen gün daha da sıkılaşınca Hüseyin Maden ellerinde kalan son parayla yurt dışına çıkmaya karar verdi.

İşinden atılmış olması, mal varlığına el konulmuş olması nedeniyle birikimlerinin büyük bölümünü kaybetmişlerdi. Ailesinin verdiği bilgilere göre Hüseyin Maden çok sayıda insan kaçakçısıyla irtibata geçti. Ancak beş kişilik bir aile için istenen rakamları karşılayacak imkanı yoktu.

Bunun üzerine Maden elinde kalan son parasının üstüne arkadaşlarından biraz borç alarak eski bir tekne satın aldı. Tekneyi satın aldığı kişilerden aldığı kullanıma ilişkin bilgilerle ailesini Yunanistan’ın Midilli Adası’na götürmeye ve iltica etmeye karar verdi.

 

Bu aile Türkiye'den Midilli Adasına kaçarken Ege sularına gömüldü. Çocukların cesedi Yunan sahilinde ortaya çıktı.

 

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Türker Ertürk, Ali Türkşen, Murat Bakan ve iki eşli CHP'liler!
  2. CHP Terör Örgütü mü, CHP'li Belediyelere neden operasyon yapılacak?
  3. 2018 seçimlerinde İYİ Parti iktidar olamaz!
  4. İlgezdi'den sonra sıra CHP'li İzmir Belediyeleri'nde mi?
  5. Nihayet Kudüs kartı açıldı!
  6. Camilerde toplanan paralarla müftü bey içkili restoranda gül suyu içiyor!
  7. İzmir'de Mesut Sancak'tan önce Mustafa İnce bombası patladı!
  8. Türkiye'de kriz yönetimi sıfır!
  9. Kılıçdaroğlu'na o dosyaları kim verdi? CIA, MİT, Yakın Çevresi?
  10. Kılıçdaroğlu'nun gizli hesapları nerede?
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz