Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Kemal Kılıçdaroğu namustan bahsedince hatırladım!

Ad

Gül'ü bırakın Hürriyet'in Akşener Tunceli'de haberine bakın!

 

Türkiye'nin nabzını tutmak istiyorsanız Hürriyet Gazetesi ve Özkök'e bakacaksınız. Özkök ve Hürriyet ne mesaj veriyorsa, ülkede rota o tarafa demektir.

 

Uzun zamandır nötr görünen Hürriyet, Akşener'in Tunceli ziyareti haberiyle rengini belli etti.

 

Ertuğrul Özkök ve Hürriyet Ahmet Hakan ile durumu iyi idare etmişlerdi... Şimdilerde siyasetteki hareketlenmenin ardından yavaş yavaş burunlarını göstermeye başladılar.

 

Hürriyet Akşener'in Tunceli ziyaretini “Aşener'e Tunceli'de yoğun ilgi. Akşener yürümekte zorlandı” şeklinde verdi.

 

DHA tarafından servis edilen haberin fotoğrafları açık. Biraz kalabalık var ama izdiham olacak bir görüntü yok.

 

Yoğun ilgi de yok. Taşrada küçük şehirlerde tanınmış insanlar geldiğinde bir merak uyanır ve görmek isterler.

 

Tunceli bir Anadolu şehri, kültür aynı...

 

80 - 100 kişinin Akşener'in etrafını sarması doğal.

 

Akşener'e yoğun ilgi olsaydı Akşener bir mikrofona konuşurdu. Akşener bir sandalyeye çıkıp konuşmuş.

 

Görünen o ki İYİ Parti teşkilatlanma konusunda yavaş. İlk defa gittikleri bir ilde fizibilite çalışması yapılmamış. Koray Aydın gibi tecrübeli siyasetçinin yavaşlığı beni şaşırtı.

 

Merkez Parti kurucularından MHP'nin efsane ismi Ömer Haluk Pirimoğlu Koray Aydın'dan daha hızlı teşkilatlanmıştı.

 

*

 

Kılıçdaroğlu Beşiktaş Belediye Başkanı'nın görevden alınması sonrasında yaptığı açıklamada "Türkiye'yi yönetecek namuslu siyasetçiye de ihtiyaç var” diyor...

 

Kılıçdaroğlu, namuslu siyasetçi derken kendisini, parti olarak da CHP'yi mi kastediyor acaba?

 

Kılıçdaroğlu kusura bakmasın. İzmir'de Ak Parti'nin milletvekili olmadığı için ortalık güllük gülistanlık gibi görülüyor olabilir. Gerçekler hiç de öyle değil.

 

CHP İzmir'de namus timsali olsaydı, şimdi Türkiye'de iktidardı.

 

CHP dürüst bir siyasi parti değil.

2009 Yerel Seçimleri öncesi bir yazı yazdım. İzmir iktidar olmalı dedim. İzmir'i iktidar partisi alırsa İzmir'in kör talihi değişir demek istedim. 2009 seçimlerinin sabahı Deniz Web ve Yerel Gündem'in ofisini zabıtalar bastı.

 

Namuslu CHP'nin Belediye Başkanı'nın talimatıyla aylarca zabıta tacizine maruz kaldık. Tabelalarımız indirildi. Üstüne üstlük zabıtaya hakareten hapis cezası aldım.

 

Bir gazete, bir yazılım şirketi namuslu CHP'nin zabıtalarının tacizinden bıktığı için ofisini gizli bir apartman dairesine taşımak zorunda kaldı.

 

CHP sevenler kusura bakmasın, Kılıçdaroğlu namus deyince eski yaralar depreşti.

 

*

 

Dönemin CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin hakkında Karşıyaka Adliyesi'ne "Yolsuzluk ve Çete" suçlaması içeren bir suç duyurusu yapılmıştı. Ben de haberi yapmak için Kılıçdaroğlu'na konuyla ilgili soruları yazılı olarak faks ile sordum.

 

Bir saat içinde Türkiye ayağa kalktı. İzmir Vergi Dairesi'nden aradılar. Hemen defterleri alın ve gelin. (Bunlar Ak Parti iktidarında oluyor... Adamlardaki güce ve etkiye bakın. Savcıları ve Vergi Dairesi'ni harekete geçirebiliyorlar. Hem de Ak Parti iktidarında...)

 

Telefonu kapatmadan Karşıyaka Basın Savcısı cep telefonuma arka arkaya mesaj çekerek acil olarak Karşıyaka Adliyesi'ne gelin talimatı gönderdi.

 

Daha haberi yapmadım...

 

Soru sordum. Karşı görüş almak için uğraşıyorum. Bir anda hedef oldum.

 

Bende de inatlık var. Siz misiniz beni köşeye sıkıştıran o gece haberi yazdım ve yayına verdim. Karşıyaka Adliyesi'ne de Vergi Dairesi'ne de gitmedim. Zaten defterde bir şey yok ki... Kim reklam vermiş fatura kesmişiz de evrak olacak.

 

Ak Parti iktidarında Aziz Nesinlik olaylar yaşadım.

 

Savcı bey hemen davayı açtı. Hakim bey yargıladı ve 10 ay hapis cezası verdi.

 

Aradan 4 ay geçti, aynı haberden bir kez daha dava açıldı.

 

Aynı hakim, aynı savcı, aynı haber bu sefer de beraat ettim!

 

Siz böyle komedi gördünüz mü?

 

O nedenle namus denince tüylerim diken diken oluyor.

 

Kılıçdaroğlu da kusuruma bakmasın. Belki de bilmeden damarıma bastı!

 

*

Namus demişken iki olayı daha yazayım...

 

 

Buca'nın sevilen esnafı Kömürcü Ali Abi vardır. Fakir fukara babası. Recep Tayyip Erdoğan ile zamanın behrinde bir fotoğraf çektirmiş. Kısa boyuyla aslan gibi adamın boynuna elini atmış.

 

Erdoğan Başbakan olunca o fotoğrafı büyütüp kömür ofisine asmış.

 

Yerel Seçim öncesi CHP'nin Buca Belediye Başkan adayı Ercan Tatı Kömürcü Ali Abi'nin Kömür Ofisini ziyaret etmiş. O fotoğrafı görünce renk vermemiş ama seçim sonrası gözünün yaşına bile bakmadan kömür ofisini yıkıvermiş.

 

Kanun kürek, süre, namus hiç bir şey dinlememiş.

 

Fukara babası Kömürcü Ali Abi alacaklarını bile tahsil etme imkanı bulamayarak evine ocağına icralar gelmiş.

 

Sayın Cumhurbaşkanı kusura bakmasın Ak Parti'den bir Allah'ın kulu da burada ne oluyor dememiş.

 

Ali Abi çaresiz Allah'a sığınmış ve bir gün bana denk gelip olayı anlattı da ben haber yaptım. Türkiye Kömürcü Ali Abi'nin hikayesini benim haberimle duydu.

 

Ben de o haberin bedeli olarak Başkan Ercan Tatı ile adliyelik oldum.

 

Ak Parti iktidarında, İzmir Adliyesi'nde yüzde yüz haklı iken, haksız ve hukuksuz olarak hapis cezaları aldım.

 

Ya Sayın Kılıçdaroğlu namus deyince eski acılar depreşti...

 

*

 

Bakın bir namuslu olay da Antalya'dan...

 

Vedat Allefbaşı katıksız Erdoğan hayranıdır. Cüzdanında bile Erdoğan'ın fotoğrafı vardır. Arabasının aynasında Erdoğan, telefonunda Erdoğan...

 

Adam Erdoğan'a aşık...

 

Şems'in Mevlana'ya aşkı gibi...

 

Erdoğan Antalya'ya gelir. Otobüsle caddeden geçmeye başlar. Vedat Allefbaşı da o heyecanla Erdoğan'a el sallar. CHP'li Belediye'nin zabıtaları el salladığını görür ve dakikasında gözünün üzerinde kaşın var cezaları yazarlar ve çok geçmeden köfte, ekmek satan büfeyi yıkarlar. Hava parasıyla alınmış iş yeri yıkılır. Başka bir yerde ikinci kez dükkan açma imkanı da verilmez.

 

Namus deyince eski olayları hatırladım. Kılıçdaroğlu tekrar kusura bakmasın.

 

Ben de CHP'nin öyle namuslu işlerine ait bilgiler var ki, ciltler dolusu kitap olur...

 

Biraz daha damarıma basarsanız onları da yazarım.

 

Ha az daha unutuyordum. Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın villasını kıskanıp da diline dolayınca kendisinin gizli villasını bulup haber yapmıştım.

 

CHP'li belediyeler o haberden sonra Yerel Gündem gazetesine su bile vermediler..

Sahi Kılıçdaroğlu Yerel Gündem'e özel ilgi gösterin diye talimat mı vermişti?

 

Namus denilince birden aklıma geldi de...

 

 

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Ukrayna'da dolandırıcılar, uyuşturucu kaçakçıları, Erdoğan ve Ak Parti adını kullanıyor!
  2. İzmir'de tüm başkanlar yenilenecek gibi!
  3. Trump'un Porno yıldızı Stormy Daniels aşkı gerçek mi?
  4. Yunus Emre Enstitüsü'nden haberiniz var mı?
  5. Kemal Kılıçdaroğu namustan bahsedince hatırladım!
  6. Abdullah Gül ve Haşim Kılıç yeni parti mi kuracak?
  7. Nihat Genç'ten Hadi Özışık'a: FETÖ Yandaşı!
  8. Saray Akilleri'nin işi İYİ Parti'yi ve Cemaat'i iktidar yapmak mı?
  9. Gül Erdoğan'a, Erdoğan Gül'e kıyamaz...
  10. Yıldırım Ulupınar AKP'li miydi?
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz