Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Ukrayna'da dolandırıcılar, uyuşturucu kaçakçıları, Erdoğan ve Ak Parti adını kullanıyor!

Ad

Sabah yazarı Dilek Güngör bir iş adamının Erdoğan'ın fotoğrafını göstererek Kuveyt Emiri'nin ailesiyle ortak anlaşma imzaladığını yazdı.

 

O kişi magazin gündeminin ünlülerinden Ebru Şallı ile birlikte plajlarda poz vermişti.

 

Dilek Güngör yazısını bugünlük bu kadar arkası gelecek diye bitirmiş...

 

Dilek Güngör'ün yazısını okuduğumda aklıma Ukrayna'daki benzer olaylar geldi. Ukrayna'da da ne kadar dolandırıcı, uyuşturucu satıcısı, çete elebaşısı, insan kaçakçısı, Türk iş adamlarını soyan, parasını gasp etmek için bileklerini kesen terörist varsa hepsi benzer metodu kullanıyor.

 

Uyuşturucu satıcısı, insan kaçakçısı adamlar bir bakanlıkta iki bürokrat bulmuş adamlara olur olmadık işleri yaptırıyor. İnsan şaşıp kalıyor.

 

Türkiye'de de benzer kirli işlerden aranan bu kişiler Ukrayna'da muteber adam olmuşlar!

 

Şaşırtıcı olan adamlar Ak Parti'nin ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adını kullanarak kendilerine rant sağlıyor.

 

Kendilerine boyun eğmeyen iş adamlarını bakanlıklardaki saf bürokratlar aracılığıyla FETÖCÜ, PKK'lı, terörist gibi yaftalarla karalıyorlar.

 

Türkiye'de Kur'an öğrenmek için gelen çocuklara cinsel tacizde bulunan, Ukrayna'da kurban etlerini, derilerini satıp yok eden Kur'an Kursu yetkilileri  Kasımpaşa'daki Kur'an Kursu'nun yıkılışından sorumlu tuttukları Sayın R. Tayyip Erdoğan'ın ismini duyduklarında kin ve öfkeden kırmızıya dönerken, kurban etlerini alamadıkları iş adamını FETÖCÜ ilan ediyorlar.

 

Dilek Güngör'ün yazdığına göre Sayın Erdoğan olayı duymuş ve müdahale etmiş.

 

Ukrayna'da kimin eli kimin cebinde belli değil!

 

Kim kime nasıl müdahale edecek?

 

Bir konsolosumuz var evlere şenlik!  O nedenle derdini Marko Paşa dışında kimse dinlemez.

 

Uyuşturucu satıcılarının, Türk iş adamlarını soyanların, dolandırıcıların elinde oyuncak olan kişi bir bakanlıkta söz sahibi bürokrat.

 

Ak Parti'den milletvekili adayı bile oldu...

 

Dolandırıcılar Ukrayna'da Ak Parti adını, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adını, sevgili bürokratın adını, Odessa Konsolosu'nun adını kullanarak yapmadıkları alavere, dalavere kalmıyor.

 

Bakın benzer durum İzmir ve Ankara'da da yaşanmıştı. 9 ve 11 Nisan 2015'de olayı en ince ayrıntısına kadar yazmıştım.  Haberde adı geçen kişi telefonla arayarak; Size teşekkür ederim, istesem bu kadar meşhur olamazdım dedi... O yazıyı yeniden yayınlıyorum.

 

Teşekkürü haketmiş miyim, etmemiş miyim kararı siz verin!

 

Fuat Avni Emine Erdoğan mı?

 

7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimleri aday belirleme süreci bir ihtişamla geldi ve geçti.

Bu süreçte neler oldu, neler yaşandı tam anlamıyla bilinmiyor. Belki de hiç bilinmeyecek. Bilinenler basına yansıyanlar.

Birkaç örnek vermek gerekirse, aday gösterilmeyince istifa edenler, karşı tarafa oy isteyenler ve bir de intihar vakası var!

Dahası...

Dahasını ve bilinmeyen süreci de ben yazayım.

Bir aday adayının ziyaretinde Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve en medyatik oğlu Bilal Erdoğan tarafından gizli gizli desteklendiği iddia edilen bir derneği tanıdım. İddilara göre dernek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından destekleniyor hatta ortak projeler yapıyor.

Derneğin internet sitesinde Başkan Leyla Taş, Başkan Yardımcısı Talip IŞIK, Genel Sekreter Nurcan Demirel...

Derneğin görünen yüzündeki isim ise çok farklı: Seyhan Leyla Taşer!

Leyla Taş başkan ise, Seyhan Leyla Taşer kim?

İnternette ve sosyal medyada yer alan fotoğraflara bakılırsa ismin biri müstear!

Derneğin adı Aile Meclisi Derneği!

Dernek görünen yüzüne bakılırsa gariban bir dernek.

Seyhan Leyla Taşer'in söylemlerine göre arkasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan var. Ve en önemlisi gizli gizli aday araştırması yapıyor ve birikimli adayları partiye kazandırıyor.



Bir diğer önemi de Erdoğan ailesi adına aday istihbaratı yapıyor, beğendiyi adaylar için de öneride bulunuyor!

Aile Meclisi Derneği Türkiye genelinde seçme aday adaylarını telefonla arıyor ve onları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve Bilal Erdoğan referansıyla organize edilen bir toplantıya davet ediyor. Aday adayları referans isimleri duyunca hiçbir şeyi sormadan ve sorgulamadan davete icabet ediyor.

Davet merkezi Ankara... Derneğin merkezi de Ankara! Dernek gerçekte var mı, yok mu orası meçhul!

Toplantı Ankara'da bir çay bahçesinde oluyor. Gayet mütevazi bir mekanda yapılan toplantı aday adaylarını tedirgin ediyor ama referans gösterilen isimler çok güçlü olduğu için insanlar toplantının gerçek olması için kendilerini zorluyor!

Davetin mali boyutu ve Erdoğan ailesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı destekli projeler bu sürecin şimdilik bilinmezleri!

Yazının başlığından buraya gelene kadar çok kısa bir özet sundum.

Bu fotoğrafa bakarak bir kaç sonuç çıkıyor.



İlki Erdoğan ailesi gizli gizli aday seçiyor!

İkincisi, Emine Erdoğan eşi Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan habersiz hükümette kendi adına bir yapılanma içinde(!) İşte bu tez nedeniyle de Emine Erdoğan'ın Fuat Avni olma olasılığı gündeme geliyor(!)

Üçüncü seçenek bu dernek ve Leyla Taş / Seyhan Leyla Taşer bu isimlere şaibe bulaştırıyor...

"Maddi menfaat elde ediyor" demiyorum. O konu devletin kurumlarının araştırmasından sonra ortaya çıkabilir!

Bir diğer seçenek de, devletin istihbarat örgütlerinin bu ve benzer yapılanmaları bilip bilmediği, önlem alıp almadığı sorusudur...



Gerisi üçüncü sayfa haberi...

Yarın Emine Erdoğan'ın dışında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan'ın İzmir'de ki yapılanmasını yazacağım (!)

İzmir'deki durum çok daha karmaşık!

Çünkü İzmir'deki organizasyon sadece AKP'ye çalışmıyor. Seçime katılan tüm partilerin adaylarına hizmet veriyor.

Yarını bekleyin... Çok eğleneceksiniz!

İzmir'deki yapılanmaya bakılırsa, Fuat Avni Emine Erdoğan değil.

Peki kim?

Ya Bilal Erdoğan, ya da Sayın Tayyip Erdoğan (!)

...

 

 

Bilal Erdoğan'ın İzmir'deki gizli örgütü!

 

Türkiye'de gazeteci ve yazar olmak zorlaştı dediğimde bıkkınlık sanılıyor. Ben ülkedeki olumsuzluklardan bıkmadım. Sadece anlayışı kıt insanlardan sıkıldım. Bir yazı kaleme alıyorsunuz, insanlar anlamıyor.

Önceki yazımın başlığı "Fuat Avni Emine Erdoğan mı?" İdi... Bazı okurlar yazının başlığını okumuş, gerisini okumamış sadece hayal etmiş beni arıyor!

Bu yazıda ne demek istedin?

Ben de oku anlarsın diyorum! Daha ne diyeyim? Her yazıma bir şerh mi düşmeliyim?

Bir ülkede birileri "Aile Meclisi" adında bir dernek kuruyor, AKP'nin Türkiye genelindeki adaylarını telefonla arıyor ve Ankara'ya davet ediyor.

Davet ederken de T.C Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan ismini kullanıyor.

Aleni yapılan bu faaliyetlere rağmen devletin kurumları uyuyorsa; Emine Erdoğan veya Bilal Erdoğan Fuat Avni'dir.

Daha başkasını aklım almıyor...

Kimse kusura bakmasın. Türkiye Muz Cumhuriyeti olmadığı gibi Türk Milleti de Muz Cumhuriyeti'nin vatandaşı değil.

Ben beklemedeyim.

Devletin resmi kurumlarının " Ankara'daki Aile Meclisi Derneği (Leyla Taş / Seyhan Leyla Taşer)" ile ilgili ne yapacağını gerçekten merak ediyorum.

Şimdi Aile Meclisi Derneği'ni devletin resmi kurumlarına, AKP Genel Merkezi'ne, 1000 odalı sayısız danışmanlı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın sakinlerine teslim ediyorum.

*
Aile Meclisi Derneği'nin T.C Sayın Tayyip Erdoğan / Emine Erdoğan / Bilal Erdoğan adıyla yaptığı aday toplantısı / Ankara



*

Aile Meclisi Derneği'nin davetine icabet eden, katılım ücreti ödeyen aday adaylarından kaç tanesinin AKP listesine girdiğini de merak ediyorum.

Eğer o derneğin davetine icabet edip de AKP'den aday gösterilenler var ise, şapkayı TBMM önüne koyup gelip geçene selam durdurtmak gerekir.

Aile Meclisi Derneği'nin adı da ilginç. Kemal Kılıçdaroğlu bu ismi duydu mu acaba? Duymadıysa ve CHP'nin böyle bir yapılanması yoksa, şiddetle öneriyorum (!)

Ankara'da Aile Meclisi Derneği, İzmir'de de Uluslararası Basın Yayın Birliği var.

Uluslararası Basın Yayın Birliği Aile Meclisi Derneği'nden daha ileri bir yapılanma içinde. Uluslararası Basın Yayın Birliği aday adaylarının iddiasına göre doğrudan Bilal Erdoğan adıyla yürüyor. Hem de 1.2.3. sıraları tahsis etme yetkisine sahip(!)

Siz bu satırları okurken gülüyorsunuz değil mi?

Daha çok güleceksiniz. Uluslararası Basın Yayın Birliği Başkanı Şerafettin Şıvkın İzmir'de çok itibarlı biri. Bizim haberimiz yok diyeceksiniz ama İzmir Vali yardımcısı Mehmet Suat İLHAN Şerefattin Şıvkın'ın tüm etkinliklerine katılıyor.

İzmir Vali yardımcısı Mehmet Suat İLHAN, Şerafettin Şıvkın'ın tüm etkinliklerinin onur konuğu...



İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Suat İLHAN'a Şerafettin Şıvkın ve Uluslararası Basın Yayın Birliği ile ilgisini sordum.

İzmir Vali Yardımcısı İlhan, Uluslararası Basın Yayın Birliği Derneği ve Şerafettin Şıvkın'ı makamına yapılan bir ziyaret ile tanışmış. Çay kahve içmişler, daha sonra da birlikte yemek yemişler. Sayın İlhan, Şerafettin Şıvkın'ın uygun olmayan işler yaptığını öğrenmiş ve araya mesafe koymuş.

*
Ak Parti Aday Adayı Seda KURTARAN ve Yargıtay Üyesi Hakim Mustafa KURTARAN...




*

Sayın İlhan, Siz devleti temsil ediyorsunuz, yanlış işler yaptığı bilgisine ulaştıktan sonra bu konuyla ilgili ne yaptınız?

Birşey yapmadım. Araya mesafe koydum. Olayların olgunlaşmasını ve bir şekilde ortaya çıkmasını bekledim.

İzmir Vali Yardımcısı'nın verdiği cevap bu.

Sayın İlhan'a göre aralarında “Ahbap Çavuş ilişkisi" varmış! Sayın İlhan bu söylemi beş kez tekrar edince burada yazmak zorunda kaldım. Sayın İlhan bu sözler ile tam olarak neyi kastetti anlayamadım.

*
Şerafettin Şıvkın Bakan Nihat Zeybekçi ile...



*

Bu arada İzmir İl Dernekler Müdürlüğü'nden de bahsetmek istiyorum. Konuyla ilgili İl Dernekler Müdürlüğü'ne görüş sordum. Denetim Bürosu'ndan Havva hanım göreve yeni geldiğini ve bu konuyla ilgili bilgisinin olmadığını söyledi. Havva hanım ısrarla şikayet dilekçesi yazın inceleyelim dedi.

Hanımefendi ben gazeteciyim. Ne dilekçesinden bahsediyorsunuz dedim.

O zaman sizi müdür bey ile görüştürelim dediler. İzmir İl Dernekler Müdürü Bülent Korkmaz ile telefonda görüştüm. Bülent Korkmaz'ın geçtiğimiz günlerde görevden alındığı haberleri İzmir kamuoyuna yayılmıştı. Telefona Bülent Korkmaz çıkınca şaşırdım.

Bülent Korkmaz'a da iddiaları sordum. Bülent Korkmaz da benzer şikayetleri duyduğunu ama somut bir delile ulaşamadıklarını söyledi.

İzmir İl Dernekler Müdürlüğü'ndeki manzara da hiç iç açıcı değil. İzmir'deki derneklerin mezbele halde olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizim bildiklerimizi İl Müdürü'nün bilmemesi görevini yeterince yapmadığını gösterir.



Sayın İzmir Valisi Mustafa Toprak “yeter yahu, hep sorun, sorun bıktım” diyecek ama İzmir'de İl Dernekler Müdürlüğü'nde de görev zafiyeti olduğu açık.

Bir dernek, T.C Cumhurbaşkanı ve ailesinin adını kullanacak, basın kartı basıp parayla basın kartı satacak, siz bunları duyacak ve yasal yetkilerinizi kullanmayacaksınız.

Vali Yardımcısı olayların kendi kendine patlamasını bekliyor, İzmir İl Dernekler Müdürlüğü de gazeteciden şikayet dilekçesi istiyor.

Kimse kusura bakmasın İzmir yokuş aşağı vitesten atmış gidiyor. Ha devrildi, ha devrilecek...

İzmir takla atarsa bu müdürler ve devletlulara birşey olmaz. Olan yine İzmir'e ve İzmir Halkı'na olur...

*



*

Bu arada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da kulakları çınlasın...

İddiaya göre Şerafettin Şıvkın basın kartı basıp, araç kartlarını 200 TL'den, normal basın kartlarını da 60 liradan dağıtıyor. Dernek yönetiminde olan ismi bizde saklı doğru bir adamın iddiasına göre 2000'in üzerinde basın kartı satıldı.

Şerafettin Şıvkın'a basın kartı olayını sordum. Biz basın kartı vermiyoruz. Biz "görev kartı" veriyoruz dedi. Şerafettin Şıvkın'dan basın kartı alan dostlarımın ekmeğine mani olacağım ama insanlar bu kartlarla İzmir'de ücretsiz seyahat ediyor. Araçlarını ücretsiz parkediyor.



Çünkü kartlar Orijinal basın kartlarıyla çok benzeşiyor.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin yeni Başkanı Misket Dikmen ve İzmir Basın Yayın Enformasyon Müdürü Deniz Dev'in dikkatlerini çekerim.

İzmir'de yüzlerce gazetecinin basın kartı yok iken, adamlar sokaktaki vatandaşa parayla basın kartı satıyor. İzmir İl Dernekler Müdürü de tribünlere oynuyor.

Sayın Korkmaz, soyadın gibi korkma ve git bu dernekleri denetle. Derneğin adı Uluslararası Basın Yayın Birliği Derneği...

Bu derneği basın camiasında kim tanıyor?
Bu derneğin kurucuları basın mensubu mu?
Kurucuları arasında basın mensubu var mı?
Derneğin basın ile ilgili ne faaliyeti var?




Hesap kitap ne durumda. Bu dernekte girdiler, çıktılar ne halde?

Adam İzmir Basın Birliği demiyor, Uluslararası Basın Birliği diyor... Bu kurumu İzmir'de tanıyan bir Allah'ın kulu yok, bu kurum insanlara ödül dağıtıyor. Bu ödüller savabına mı veriliyor?

Şerafettin Şıvkın telefon görüşmemizde 7 Haziran 2015 öncesi Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın da katılacağı yeni bir ödül töreni düzenleyeceklerini söyledi.



Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüşmüşler. Karşılıklı görüşmeler sürüyormuş, programları denk getirilerek törene katılacaklarmış!

Çok merak ediyorum. Bu törene İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları da katılacak mı?

Şimdilik bu kadar?

Yarını bekleyin...

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. MHP ve CHP İzmir'de İYİ Parti'ye yer mi açıyor?
  2. Bir zamanlar herkes Fethullahçıydı?
  3. Tuğrul Türkeş haklı çıkarsa, Ak Parti iktidarı komple kaybeder!
  4. İzmir'de siyaset dengesini kaybetti!
  5. 'Bir Kadın Bir Erkek' çalıntı mı, çalındı mı?
  6. Ekrem Demirtaş gerçekten korkmuş!
  7. Tamam mı, Devam mı?
  8. İbrahim Tatlıses İzmir'e yakışır!
  9. Aziz Kocaoğlu'na başparmak göstermek!
  10. İzmir'in birikimli şahsiyetleri ve milletvekili adayları – 2
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz