Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Aziz Kocaoğlu İzmirlileri neden CHP'ye düşman ediyor?

Ad

CHP'li kardeşler beni kendilerine düşman görüyorlar ama ben onların düşmanı değil, dostuyum. Yıllardır söylüyorum, CHP İzmir'i kaybederse Türkiye'de iktidar olur.

 

İnanmıyor musunuz?

 

Anlatayım...

 

Bir belediye başkanı düşünün ki durup durup İzmir'i Türkiye gündeminde madara ettiriyor.

 

En yakın örneği, İZBAN'daki artı para uygulaması...

 

Medyaya bakın. Tüm Türkiye Aziz Kocaoğlu'nun artı para yeniliği nedeniyle çıldıran İzmirlileri yazıyor.

 

Böyle örnek belediyesi olan bir siyasi partinin başka yerde düşman aramasına gerek var mı?

 

Cevabı siz verin...

 

Birgün bakıyorsunuz CHP'li İzmir Belediye Başkanlığı zabıtaları Kordon Esnafı'nın tentelerini kesti haberiyle sarsılıyoruz. Hem de turistlerin gözü önünde.

 

Birgün bakıyorsunuz bir gazetenin tabelasını indirmek üzere onlarca zabıta gazetenin ofisine hücum ediyor.

 

Bu yazı 28 Kasım 2011  tarihinde yazıldı. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun söyleyin.

 

Türk Milleti CHP'ye ne için oy versin?

 

Yılmaz Özdil'e İzmir'i anlatmak zorunda kaldım!

 

Yılmaz Özdil, İzmirli bir gazetecidir. Yeni Asır'ın, Yeni Asır olduğu günlerde mesleğe burada başlamıştır. O nedenle İzmir'i hatırlaması, İzmir Gündemi'ni merak etmesi normal.

“İzmir'de nooluyor?” başlıklı yazısı işte o meraktan kaynaklanıyor.

Yılmaz Özdil, kendisine yakın sandığı dostlarının verdiği doğru olmayan haberlerden etkilenerek, İzmir Gündemi'ni ıskalamayalım derken “doğru haberi ıskalıyor.” Yazan ünlü gazeteci Yılmaz Özdil olunca da herkes önemsiyor. Bir çok okuru haberi doğru kabul ederek her yere dağıtıyor.



Ben İzmir havası almış gazetecileri severim, sayarım. Onlar bizim üstatlarımız. Bu mesleğe emek vermiş, ter dökmüşler. Bilgileri ve birikimlerine her zaman saygım var. Eğer cüretimi mazur görürlerse hayranlığım ve duyduğum saygı nedeniyle kendilerine İzmir ile ilgili bir kaç bilgi aktarmak istiyorum.

İzmir'de kimsenin Aziz Kocaoğlu ile derdi yok. Hele Ak Parti'nin Aziz Kocaoğlu'na bir kelime edecek kimsesi yok. Ak Parti lafla sözle uğraşmıyor. Arı gibi 2014 Yerel Seçimleri'ne çalışıyor. İzmir Milletvekilleri'ni köşede sıkıştırsanız, CHP'yi ve CHP'li Belediye Başkanları'nı eleştirtemezsiniz!

*
Bu fotoğraf İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait "belediye otobüsünde" tarafımdan çekildi. Engellinin İzmir'deki gerçek hali budur.



*


Ak Partili'ler dünya işlerini bırakıp ahirete yöneldi!

Aziz Kocaoğlu'nun rakipleri / düşmanları veya sıkıştıranları sanıldığı gibi Ak Parti içinden değil. Aziz Kocaoğlu Ak Parti İzmir İl Başkanı ile abi kardeş gibi. Ömer Cihat Akay'a şerbet diye şarap içirseniz sarhoş olsa, Aziz Kocaoğlu'na hürmette kusur etmez. Miletletvekilleri de Aziz Kocaoğlu'nu gördüklerinde önlerini düğmeler, saygı ve sevgilerini sunarlar.

Aziz Kocaoğlu da Ak Partili Bakanları, Milletvekilleri'ni abi kardeş edasıyla sarıp sarmalar! Özel sohbetlerde koltuğu gözü arkada kalmadan bırakabileceği kişiyi kendisi açıkladı. Ben de yazdım. O kişi CHP'li değil AK Partili'dir.

Hiçbiriyle husumeti, kırgınlığı yoktur.

O zaman Aziz Kocaoğlu'nun düşmanları kim? Onu köşeye sıkıştıran, dava üstüne dava açanlar, Kocaoğlu'nun psikolojisini bozarak kendisini pinpon topu sanmasını sağlayanlar kim?

Tüm bunlar Ak Partili değil mi?

Malesef Aziz Kocaoğlu'nu İzmir'de madara edenler CHP'li...!


Referandum öncesi ilk bombayı patlatan gazeteci Süleyman Gençel, Genel Sekreter Ersu Hızır ve Aziz Kocaoğlu'nun kankası Birol Soylu'dur. Bu kişiler su katılmamış solcu ve CHP'lidir.

2009 Yerel Seçimleri'nden hemen sonra KENT A.Ş işçilerini sokağa atarak CHP'ye en ölümcül darbeyi vuran CHP'li Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak'tır.



KENT A.Ş işçilerinin işten çıkarılması, CHP'deki kurumsal çöküşün ayak sesleridir. O işçiler sokaklara dökülerek CHP'nin ne kadar adaletsiz ve emekçi düşmanı olduğunu İzmirlilere anlattı.

Bu süreçte Aziz Kocaoğlu “ben para basmıyorum” diyerek KENT A.Ş işçilerinin sorununu çözmek istemedi. CHP Genel Merkezi'nin uyarılarını da kimse dinlemeyince, İzmir Halkı'nın kafasındaki kaleler yıkıldı.

Yılmaz Özdil sayıları ortaya koyarak CHP'nin çökmediğini anlatmaya çalışıyor. Sayın Özdil İzmirlilerin kafasındaki CHP kalesinin yıkıldığını göremiyor.

*

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ korumasını, şoförünü işten çıkardı. Onlar da belediyenin önüne çadır kurdu. O çadır aylarca kaldı. Üç - beş kişi 3.5 Milyon İzmirliye öyle mesaj verdi ki, Ak Parti'nin tüm bakanları gelse o kadar etkili olamazdı.

İşçiler Kılıçdaroğlu'nun yoluna çıktı söz aldı, değişen bir şey olmadı. Gürsel Tekin ile iletişim kurarak söz aldılar, yine değişen bir şey olmadı.

Bayraklı'daki CHP'liler anladı ki CHP'de baş, kıç diye bir şey yok. "Bir İlçe Belediye Başkanı partinin genel başkanını dinlemiyorsa o parti bitmiştir" dedi.

İşin garibi de Bayraklı'daki eylemi ne CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ne de Gürsel Tekin bitirebildi. İşçiler seçim çalışmaları için Bayraklı'ya gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın önünü kesti. Bakan Yıldırım ne istiyorsunuz diye sordu. İşçiler haksız yere işten atıldıklarını ailelerinin mağdur olduğunu söyledi.

Bakan Yıldırım “Eylemi bırakın ben sizin sorununuzu çözerim” dedi. Eylem o gün sona erdi.

Bu işçiler Ak Partili değildi, aksine CHP'liydi. CHP Genel Başkanı'na güvenmedi, Ak Parti'nin bakanına güvendi ve eylemi bitirdi.

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ üç işçiyi işten atarak CHP'yi Bayraklı'da rezil etti. Bundan sonra Bayraklı'da CHP'nin başarılı olması çok zor.



*

Gelelim Konak Belediye Başkanlığı'ndaki taşeron işçilerin eylemine. Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için canla başla çalışıyor. Ama taşeron işçilerin sorununu çözemediği için işçiler hergün yolları kapattı, CHP İzmir İl Başkanlığı'na çelenk koydu, protesto etti.

İzmirliler bu nahoş manzarayı genel seçimlere kadar hergün endişe içinde izledi. O işçiler sokaklarda yattı, yerlerde süründü. İşçilerin trajik eylemine yerli ve yabancı basın haber bültenlerinde yer verdi. Yılmaz Özdil Dr. Hakan Tartan'ı çok sever ama İzmir'de hiç kimse Sayın Tartan kadar CHP'ye zarar vermedi.

*



*



Gelelim işçilerin “İnsafsız Adam” olarak ilan ettiği Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı'ya. Ercan Tatı, göreve geldikten sonra o kadar büyük hatalar yaptı ki anlatamam. Koskoca Sosyal Demokrat bir partinin Buca Belediye Başkanı park bahçe işçilerini sendika istediler diye işten çıkardı. İşçiler CHP İzmir İl Başkanlığı önünde aylarca oturma eylem yaptı. CHP İzmir İl Başkanlığı'nın girişimleriyle altı tanesi yeniden farklı yerlerde işe alındı. Bir tek Batıgül Tunç adlı bayan işçi sendika isteklerini örgütlediği için işe alınmadı.

Düşünün bir kadın Buca Belediye Başkanlığı'nın önünde yağmur çamur demeden, gece gündüz, aç susuz oturuyor. Bu kadını o halde Yılmaz Özdil görseydi ne yapardı?

Eğer Sayın Özdil'i yazılarından yanlış tanımamışsam gider kadının yanına otururdu.

Bu kadın CHP'yi öyle kötü reklam yaptı ki, CHP'nin 2014 Yerel Seçimleri'nde Buca'da varlık göstermesi gerçekten mümkün değil.

Gelelim CHP'nin İzmir İl Başkanları'nın CHP'ye verdikleri zarara...!

CHP İzmir'de yıllardır tek parça ve tek başlı olamadı. Kemal Karataş CHP İzmir İl Başkanı iken Aziz Kocaoğlu'nun en büyük düşmanıydı!

Aziz Kocaoğlu kırık ayağı ile CHP Lideri Deniz Baykal’ın 24 Ekim tarihinde İzmir Swiss Otel’deki basın toplantısına alınmadı. Almayanlar Ak Partili değildi. CHP'nin Karabağlar İlçe Başkanlığı'nı da yapan Birol Ağırbaş'tı...

Aziz Kocaoğlu o gün ne demişti?

"Şerefsizler! Batırın kurtulun. E... eşekler" demişti.

O görüntüleri izleyen İzmirlilerin için yandı. CHP içindeki koltuk kavgasına üzüldü. Ama elinden bir şey gelmedi. Sesini de kimselere duyuramadı. Yaşadıklarını da unutmadı, içine attı dudaklarını ısırdı hem de kanatırcasına...!

İl Başkanları'nın maceralarını yazmaya devam edersek kitap olur. Gelelim çok yakında cereyan eden Mehmet Ali Susam ile Aziz Kocaoğlu'nun kameralara yansıyan kavgasına.

Aziz Kocaoğlu o kavgada “Manyak senin de benim de dosyam var” demişti. Bu görüntüler ulusal basında da yayınlandı. Tüm Türkiye Aziz Kocaoğlu'nun ağzından yolsuzluklara battıklarını duymuş oldu. Bu bir itiraftı. İzmirli gazeteciler bu itirafı görmemek için çok çaba sarfetti. Sayın Özdil'in sandığı gibi CHP'nin İzmir'de çökmesi sanal değil. Bu kadar somut olay var. İzmir Halkı saf değil ki, her söylenen söze inansın?

Susam adı geçmişken BESAŞ dosyasına selam vermeden geçmek olmaz. Mehmet Ali Susam da artık bıkmıştır ama arkasında yüzlerce BESAŞ mağduru hak iddia ederken CHP'nin İzmir'de destan yazması münkün değil. Üstelik mağdurların geneli CHP'nin emekçi tabanından...

Sayın Özdil görüyorsunuz bu verdiğim örneklerin hiçbirinde Ak Parti yok. CHP kendi içinde birbirinin açığını ortaya çıkararak kavga ediyor.

Bir de İzmir'e verilen hizmetleri kısaca hatırlayalım.

İzmir ulaşımı insan onurunu zedeleyecek kadar kötü. Otobüslerde kadın erkek demeden, popolar birbirine değmeden, taciz etmeden, taciz edilmeden seyahat etmek mümkün değil.

İzmir'in içme suyu yok. İzmir Halkı olanını tuvalette bile korkarak kullanıyor.

Eskiden "İzmir'in havası deniz, denizi kadın kokar" denirdi. Şimdi İzmir'in havası da denizi de dışkı kokuyor.

Sayın Özdil sizce İzmirliler bu kadar beceriksizliği göremeyecek kadar aptal mı? Neden CHP ismini ağızlarına alsınlar ki?

Hani birileri Aziz Kocaoğlu'nu bitirmek için çalışıyor diyorsunuzya, işte onların hepsi CHP'li... İçlerinde bir tane bile Ak Partili yok.

Ak Partililerin İzmir'de ağzı var dili yok!

Kocaoğlu üst perdeden bağırıp çığırıp ağlıyor diye aldanmayın. Gerçekten Kocaoğlu bitmiş, tükenmiş bir adam. İzmir'de kimse kendisine güvenmiyor, inanmıyor. Biraz oy alıyorsa alan kendisi değil. Kerhen oy veren İzmirlilerdir.

İzmir'in Hatay semtini, İnönü Caddesi'ni bilirsiniz. İşte o caddede yaşayanlar yıllardır Aziz Kocaoğlu'na ve CHP'ye yaşattıkları rezalet için beddua ediyor.

Bu kadar ah almış bir siyasi partinin İzmir'de dirilmesi mümkün mü? Bence değil...

Yazınızın sonunda “Binali Yıldırım İzmir'den aday yapılacak, İzmir'de olan bu” diyorsunuz.

Şimdi doğruların bu olmadığını benden duydunuz... İnanıp inanmamakta sebestsiniz. İzmir'de herkes bilir ki, kimseye eyvallahım yoktur. Yanlışı da doğruyu da olduğu gibi veririm.

Söz İzmir olunca İGC Başkanı Atilla Sertel'i anmadan geçemeyiz. Bay Sertel İGC'yi tamamen bitirdi. Gazetecilik mesleğini yerlebir etti. Tüm etik kuralları yıktı.

Sayın Özdil doğru sandığınız haberleri Bay Sertel'den alıyorsanız yanılmanız doğal.

Tayyip Erdoğan'ı iktidara taşıyan güç “İstanbul Belediye Başkanlığı'ndaki başarısıdır.” CHP'yi iktidardan uzaklaştıran güç de İzmir ve Antalya Belediye Başkanları'nın beceriksizliğidir.

Türkiye'nin en kısa ve öz yazılarını yazan rekortmen bir yazara uzun bir köşe yazısıyla bilgi aktardığım için üzgünüm.

Sayın Özdil'in lisanıyla az ve öz olsun istenirse;

İzmir'deki CHP'li yöneticiler, CHP'li Belediye Başkanları ve CHP 'nin İzmir Milletvekilleri maalesef başarısız. İzmir Halkı'yla da, CHP tabanıyla da iletişimleri kopuk.

CHP bu hizmet anlayışıyla, hergün birbiriyle kavga eden yapısıyla İzmir'de destan yazamaz, illaki çökecek...

CHP'nin İzmir'de çökmesi için Ak Parti'ye ihtiyacı yok...!

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Tayyip Erdoğan bu ülkenin gerçeğidir. En delikanlı siyasetçidir!
  2. Cumhurbaşkanına akıl vermek ne haddimize!
  3. Seçimden sonra Ak Parti'ye FETÖ Operasyonu!
  4. Meral Akşener'e kamyonlu karşılama!
  5. ABD mi büyük, Türkiye mi?
  6. Deniz Gezmiş de Fethullahçıydı!
  7. Ak Parti İzmir'de vefa sorgulaması!
  8. MHP ve CHP İzmir'de İYİ Parti'ye yer mi açıyor?
  9. Bir zamanlar herkes Fethullahçıydı?
  10. Tuğrul Türkeş haklı çıkarsa, Ak Parti iktidarı komple kaybeder!
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz