Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Sağ / Sol bitmemiş, yerine Ergenekon / Cemaat – Tarikatlar gelmiş!

Ad

Türkiye, 12 Eylül 1980 öncesi yaşanan utanç verici günleri geride bıraktı derken yerine yenileri geldi.

Bizim derin devlet acımasızdır, demiştim. Önce Ergenekoncuların burnunu sürttürdü, ardından da Cemaat'in burnunu sürtüyor.

80'ler dizisini izlerken o günlerdeki cehaletin boyutunu anlıyor acı acı gülüyorduk.

 

Bugünler de geçecek.

 

Yaşayanlar 20 yıl sonra bu günlerde yaşanan olayların filmini izlerken belki de gülemeyecekler!

Kendisine aydın diyen insanlar kendi kendilerine bir kez sorsalar, gerçekten kendilerini aydın olarak görüyorlar mı?

Cemaat / Tarikat mensupları da kendi, kendilerine sorabilirler mi?

Gerçekten Sünnet-i Seniyye'ye Peygamber'in sünnetine uygun bir yaşantı içindeler mi?

 

Kısaca "Gerçek Müslümanlar" mı?

 

Tarikat büyükleri olarak ortada dolaşan bazı şeyhler Çorum'un papyonlu yazarı Soner Yalçın'ın bile diline düştü.

Yoldaş Soner diyor ki ben gerçek müslümanlığı biliyorum. Benim müslüman ideolüm Hz. Ömer diyor...

Lütfen durun ve düşünün...

Hz. Ömer (r.a.) ile sizin duruşunuzda yakından uzaktan bir benzerlik var mı?

Beğenmediğiniz Yoldaş Soner bile bu konuda yazdığı makalesinde, siz gerçek müslüman değilsiniz, diyor.

 

Bu konuda söyleyeceğiniz bir şey var mı?

 

Ey Cemaat ve Tarikat erbapları...

 

Etrafında hurilerle magazin basınına malzeme olanlar, sizin söyleyecek bir sözünüz var mı?

 

Kur'an'da başörtüsü yok diyenler, kızlar voleybol oynamasın tahrik oluyoruz diye gazetelerine manşetten haber girenler sizin bu konuda söyleyecek bir sözünüz var mı?

 

Lütfen biraz düşünün...

 

Gelelim, Solcu ve Ergenekoncu Laik kardeşlere...

 

Her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tek adam, eleştirilemez, eleştiren hapse giriyor, diyenler...

 

Bu ülkede hala neden Atatürk'ü koruma kanunu var?

 

Atatürk'ün kanun ile korunmaya ihtiyacı mı var?

 

Biri Atatürk'ü eleştirdiğinde neden Atatürk düşmanı oluyor?

 

Atatürk'ü eleştirenler neden hedef tahtası haline getiriliyor?

Bir insan Atatürk'ü beğenebilir de, eleştirebilirde. Ayrıca ölmüş gitmiş bir insanı eleştirseniz ne olur, eleştirmeseniz ne olur?

Neden gocunuyorsunuz?

 

Kadir Mısıroğlu; "Beni tefe koyarlar ama keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı" demişti.

Şimdi tefe konmuş durumda...

 

Herkes bir yerden çekiştirip duruyor.

Neden kimse Hilafet'in kaldırılmasının sonuçlarını bilimsel olarak tartışmıyor?

Hilafetin kaldırılması iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Haydi siyaset bilimciler konuşun?

 

İyi, kötü İslam Alemi'nin sembolik de olsa bir başı vardı. Şimdi İslam Alemi başsız...

 

Bu durum kimin işine geliyor?

 

Osmanlı askerleri  Fahrettin Paşa Kabe'den ayrılmasaydı şimdi  Türkiye'nin durumu nasıl olurdu?

21. Yüzyıl Türkiyesi bunları tartışmak zorunda.

 

Bakın bir zamanlar bizim yönettiğimiz coğrafyada bizi madara ediyorlar. Terörü besleyip içimize fitne sokuyorlar.

Bunları görmeyecek miyiz?

 

Bir eşkıya romanı (İnce Memed) yazarak PKK'nın fikirsel altyapısını hazırlayan Yaşar Kemal'e övgü düzenler, İslam Alemi'nin alimlerinin şapka çıkardığı Risale-i Nur Külliyatı'nın müellifi Said Nursi'ye “Oğlancı, Sapık” demeye kalkıyor.

 

Türkiye'nin geldiği yer çok ama çok acıklı.

 

Abdülhamit'i hal etmeye gelenlerle, bugün kendi değerlerini aşağılayanlar aynı ekolün çocukları.

 

Sayın Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı, Kadir Mısıroğlu'nu hastahanede ziyaret etti diye ülkeyi ayağa kaldırıyorsunuz.

 

Siz kabul etseniz de, etmeseniz de Kadir Mısıroğlu kendi alanında alternatifsiz bir isim.

 

Aziz Nesin'e dahi derken; Kadir Mısıroğlu, sözde tarihçi ve İngiliz ajanı olmakla suçlanıyor.

 

Siz bunları yaparken adil olduğunuzu düşünüyor musunuz?

 

Bu çekişmeler ve tartışmalar burada kalmaz.

 

Daha da büyür...

 

O zaman herkes kendi kendine sorsun!

 

Ben gerçekten dürüst müyüm?

Doğru mu konuşuyorum?

 

Veya konuşan ben miyim?

Türkiye'de kendi atalarına küfreden bir zümre var ise, bu durum Osmanlı'nın derin hoşgörüsünün eseridir.

 

Nazım Hikmet de bizim...

Necip Fazıl da bizim.

Aziz Nesin de bizim.

Kadir Mısıroğlu da bizim.

Mehmet Akif de bizim.

Orhan Veli de bizim...

 

Bir başka sayfaya geçersek;

 

Deniz Gezmiş de bizim, Abdullah Öcalan da bizim...

Bu ülkenin alimi de, haini de, teröristi de bizimdir.

Önemli olan birlikte yaşama kültürünü yeniden el etmek, dış dünyaya karşı birlikte hareket etmektir.

 

Türk - Kürt kardeştir..

Türk, kardeş olduğunu her zaman gösteriyor. Kürt kardeşler de artık ABD'nin, İngilizlerin yanında durmasın.

Gelsin kardeşlerinin yanına...

Devlet ve Millet  olarak hep birlikte  kardeşliğin temelini atalım. El ele verip sorunlarımızı kendi içimizde çözelim.

 

Didişmekten vazgeçelim.

Dünya halkları Türkiye derken gözlerini faltaşı gibi açıp büyük bir heyecanla söylerken, biz kendi kendimizi yalanlıyoruz.

 

Huzur istiyorsak, barajı kaldırıp tüm düşünce sistemlerine TBMM kapısını aralamak zorundayız...

Cezaevlerini boşaltıp, dünya üniversitelerinde söz sahibi olmalıyız.

 

Kendi içinde birlik olamayan bir ülke, dış müdahaleye açık hale gelir...

Bu ülkenin çocuklarını onun bunun kucağına itttiğimiz sürece bize huzur yok...

 

 

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Ak Parti ve Erdoğan dönemi sona eriyor!
  2. Erken seçim, erken tasfiye!
  3. Müslümanların çocuklarına iftira etmeyin, Deizm'de ne demek!
  4. CHP İzmir'de adaylık savaşları!
  5. Doğan Medya satışına farklı bakış!
  6. Soner Yalçın silahı ağzına soktu ve canlı yayında intihar etti!
  7. Barış Yarkardaş'ın CHP'nin İzmir iktidarında gazeteciler ne halde haberi var mı?
  8. Çanakkale Şehitleri denince aklıma Firdevs Hanım geliyor!
  9. Cemat ve Tarikatların dinleme kültürü sıfır!
  10. Erken seçim kesin de seçimin galibi CHP mi, İYİ Parti mi olacak?
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz