Ad
1

GÜNDEM / Yusuf İNAN

Çanakkale Şehitleri denince aklıma Firdevs Hanım geliyor!

Ad

Bizim evin misafir odasında siyaha yakın eski bir sandık dururdu. Sandığın üstünde de yünden yapılmış yatak, yorgan ve yastıklar vardı. Çocukluk ya o sandık çok ilgimi çekerdi. Annem de o sandığa hiç dokundurmazdı. Sandığın üstünde Osmanlı arması ve ay yıldız kabartması vardı.

Annemin evde olmadığı bir zamanda bu sandığın içinde ne var diye merak ettim. Bizim yüklük dediğimiz sandığın üstünde yığılı yatak ve yorganları devirdim. Amacım annemin özenle koruduğu bu sandığı açıp içinde ne olduğunu öğrenmekti.

Sandık ilginiç bir kilit sistemi ile kitliydi. Çok uğraştım ama sandığı açmayı bir türlü başaramadım. Ben sandığın başında açmaya uğraşırken annem geldi ve beni yakaladı.

Annem beni korkmuş ve suçluluk ruh haleti içinde görünce kızmaktan vazgeçti.

Evladım bu sandığı açma demedim mi , neden açmaya çalışıyorsun, dedi.

Ben de, bu sandığa çok önem verdiğin için merak ettim, acaba içinde ne var diye de yüklüğü yıktım, sandığı açamadım, dedim.

Annem gözlerinden yaşlar süzülerek tarihi sandığı açmak için bir anahtarla geldi. Evladım bu sandık senin İzzet amcanın yavuklusu Firdevs hanımın çeyizidir.

İzzet amcan 16 yaşında Firdevs hanımla yüzüklemiş. ( nişanlanmış) Bir yıl sonra da Çanakkale Savaşında şehit düşmüş. Şehit haberi geldikten sonra Firdevs hanım yas tutmaya başlamış. Yirmi yıl askerden dönecek diye İzzet amcanı beklemiş.

Bizim köyün en güzel kızı olduğu için çok insan evlenme teklifi yapmış. Ama o kabul etmemiş. Yirmi yılın sonunda dedenin ısrarı ile gelen bir teklifi kabul etmiş.

Köyde düğün yapılırken gelin ata bindirilir ve köyün tüm sokaklarında gezdirilirmiş. Firdevs hanım, beni İzzet'in evinin sokağından geçirmeyin demiş.

Firdevs hanım evlendikten sonra yaşadığı sürece bizim evin önünden hiç geçmemiş. Vefat ettiğinde vasiyeti üzerine bizim evin önünden geçirerek mezarlığa götürmüşler.

Yıllar sonra çocukları Firdevs hanımın çeyiz sandığını yine vasiyeti üzerine annemlere getirmişler.

Annem bu hikayeyi gözyaşları içinde anlattı. Sandığı birlikte açtık. Sandığın içi mis gibi kokuyordu.

Onlarca oyalı yemeni, el dokuması atletler, havlular , mendiller ve şimdi hatırlayamadığım bir çok eşya vardı.

Şimdi Çanakkale Savaşlarını ve o kahramanların fedakarlıklarını kavrayamıyoruz.

Çanakkale savaşı Firdevs hanım ve İzzet amcam gibi 250 bin kahramanı yuttu.

Bu olaylar günümüzde de aynı şekilde tekerrür ediyor. Mekan aynı olmasa bile aşkları, vatan sevgileri hep aynı.

Çanakkale Şehitleri için yapılan temsili şehitlik, Yemen şehitleri için de yapılmalı, Kore Şehitleri için de, Güneydoğu şehitleri için de yapılmalı.

Tarih yapan ama yazmayan bir millet olan biz Türkler artık tarihimizi de yazmalıyız. Şehitlerimizi unutmamalı ve onların kutsal hatıralarını yaşatmalıyız.

Günümüzde birçok dünya ülkesinin diplomatik ve ekonomik baskıları, Ermeni iftiraları Çanakkale'ye saldıranların 21.Yüzyıl versiyonudur.

Türk Halkı ve yöneticileri 21.Yüzyıl Çanakkale Savaşını farketmeli. Kısır çekişmelerle ülkeyi gerginliklere sürükleyerek kamplaşmalara yolaçmamalı, ülkemizi güçsüz düşürmemelidir.

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi; gün, birlik ve beraberlik günüdür, ayrılık ve ihtilaf günü değildir.

Yusuf İnan
Genel Yayın Yönetmeni
editor@sehitlerolmez.com

13/06/2007

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Bu kabineyi Fethullah Gülen yapsa daha iyisi olmazdı!
  2. Mucizenin adı Erdoğan?
  3. 28 Şubatçiların Tarihi Rolü Neydi?
  4. Süleyman Soylu için Yüce Divan yetmez İdam edelim!
  5. Erdoğan'ın zekası karşısında şapka çıkaracaksınız!
  6. 25 Haziran 2018 Zafer mi, Hezimet mi?
  7. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Ak Parti'ye tuzak!
  8. Tayyip Erdoğan bu ülkenin gerçeğidir. En delikanlı siyasetçidir!
  9. Cumhurbaşkanına akıl vermek ne haddimize!
  10. Seçimden sonra Ak Parti'ye FETÖ Operasyonu!
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz