Ad
171

Küresel Gündem H. Yusuf İNAN

115 hamile çocuk mu, binlerce ölü bebek mi daha üzücü?

Eskiden çocuktan al haberi denirdi. Ben de diyorum ki mezarlık imamından al haberi... İzmir'de uzun süre mezarlıklarda imamlık yapmış Aziz Kocaoğlu tarafından AKP'li diye süründürülmüş bir mezarlık imamı vardır.

 

İzmir'in meşhur Mehmet Ali Hocası...

 

Mehmet Ali Hoca'nın hikayesi uzun. O kadar ki ömrünü CHP'den ve Aziz Kocaoğlu'ndan intikam almaya adayacak kadar uzun hikaye...


 

Yeni Asır uyduruk haberler peşinde koşana kadar eski mezarlık imamı Mehmet Ali Hoca'yı konuştursa CHP'nin İzmir'de yaptığı zulümler ortaya dökülecek...


 

Mehmet Ali Hoca sabah akşam bizim gazetenin konuğudur. Çay sever. Her geldiğinde elinde belgelerle gelir. Her getirdiği belge ve haber İzmir kamuoyunda bomba gibi patlar.


 

Mehmet Ali Hoca mezarlıklar konusunda uzmandır. İki kız babasıdır ve Çerkes'tir. Hz. Muhammed'in (SAV) Çerkes olduğunu iddia eder!
 

Mehmet Ali Hoca her gelişinde sözü binlerce çocuk ölümüne gitirir ve sen bunları yazmıyorsun ahirette hesabını vereceksin derdi.

Anlattıkları benim bile yazmaktan utanacağım kadar ağır olaylardı.
 

Mehmet Ali Hoca hergün onlarca sahipsiz ölü bebeğin mezarlığa getirildiğini, sahipsiz olarak gömdüklerini anlatırdı.
 

Yeniçağ'ın idealist köşe yazarı Ahmet Takan bugünkü “Organize ahlaksızlık” başlıklı köşe yazısında 115 çocuk hamile skandalını gündemine almış.
 

Takan'a göre bu olaylar AKP iktidarının ürünü...
 

Ben Ak Parti'nin veya AKP'nin avukatı değilim. Yaşanan toplumsal olayları iktidara bağlamak kolaya kaçmaktır. Bu sorun tüm dünyanın sorunu. Sadece bizde değil. Dünyanın birçok ülkesinde var.
 

Türkiye'de ise fazladan olarak kuralsızlık ve belirsizlik var.

 

Örneğin Ukrayna'da hamile çocuk veya kadın kim olursa olsun kutsaldır. Devlet hamile kadını korumaya ve takibe alır. Çocuğun en sağlıklı şekilde doğması için elinden gelen herşeyi yapar. Anne ihmal etse, doktorlar anneyi telefonla arayarak kontrol zamanın geldi diye ikaz eder. Devlet bu süreçte anneye maddi yardımda bulunur.
 

Bebeğin babası var yok önemli değildir. Önemli olan bebeğin salıklı olarak dünyaya gelmesi ve yaşamasıdır.
 

Türkiye'de ise nikah sorundur. Toplum nikahı kimin kıyması gerektiğini tartışıyor.

Ukrayna'da kilisede kıyılan nikah kutsal sayılıyor ve insanlar o nikahı önemsiyor. Abartmadan söyleyeyim Ukrayna'nın yarısı sadece kilise nikahı ile evlidir.
 

Kiliselerde öyle güçlü bir arşiv vardır ki dudaklarınız uçuklar. Kilise arşivinden bir asırlık soyağacına ulaşabilirsiniz. Belki de daha fazlasına... Hatırlatmak isterim ki Ukrayna'da devlet arşivi elle tutuluyor.
 

Hepsi orijinal el yazması.

Ukrayna'da bekar insan yok denecek kadar azdır. İnsanlar ya resmi olarak evlidir, ya da kilise nikahı ile evlidir. Kilise nikahı yapmayıp birlikte yaşayanlar da toplum ve devlet tarafından evli kabul edilir. Bu tür evliliklerin sayısı da az değildir.
 

Devlet çocuk doğuran kadına Ukrayna şartlarına göre ciddi para yardımı yapar. Çocuk sayısı arttıkça yardım miktarı artar. Maddi yardımlar doğum öncesinde başlar, doğumdan hemen sonra toplu ödeme yapılır. Hemen arkasından anneye maaş bağlanır. Çocuğun babası belirsiz ise devlet yardımı daha fazladır.
 

Beğenmediğiniz Ukrayna'da durum böyle...

Dünyanın göz bebeği Türkiye'de hamile kadın yüktür. Yaşı büyüktür tartışılır, küçüktür tartışılır. Tacizler tecavüzler gırla gider.
 

Ukraynalı bir devlet görevlisi Kur'an Kursları'ndaki erkek çocuklara cinsel taciz ve tecavüz için “ama neden” diye soruyor.
 

Ukraynalı bir devlet görevlisine bir erkek öğretmenin üstelik dini bir kurumdaki bir öğretmenin cinsel istismarda bulunması anlamsız geliyor.
 

Çünkü Ukrayna'da insanların normal bir cinsel standartı var. Ukrayna'da cinsellik sorun değil. Çünkü herkes bir şekilde evli.
 

Türkiye'de ise evli ama bekar insan sayısı, hiç evlenmemiş insan sayısı, evlenip boşandıktan sonra evlenemeyen insan sayısı korkunç boyutlarda...
 

Türkiye belirsizlikler ülkesi...

İnancın da cinselliğinde gizli gizli yaşandığı Müslüman Türkiye...

Esas sorgulanması gereken devletin yönetim stratejisidir. Toplumun önünü açamayan idarecilerin varlığıdır.
 

Esas katmerli sorun Solcu laiklerin din düşmanlığıdır.

Nikahın önünü açın, evleneceklere, hamilelere, çocuk doğurana yardım elinizi uzatın dünyayı dehşete düşüren sorunların hepsi kısa sürede yok olur...
 

Türk kadını ne kadındır, ne ana...

Türk kadını kimliksizdir. Sorumlusu da biziz...

 

Lütfen şapkanızı önünüze koyun ve düşünün... Türkiye'nin son 20 yılı nasıl geçti?

 

- Terör örgütü PKK sorunu ve Güneydoğu'da yaşanan trajedi...

- Yılmaz, Tansu Çiller, Bahçeli üçgeninde ülkenin ekonomik olarak batışı...

- Bazı generallerin toplumu geren, korkutan tavırları...

- Başörtülü kızların Üniversitelerde okuma mücadelesi...

- Ak Parti ve Erdoğan'ın siyaset sahnesinde kurtarıcı olarak yer alması.

- Ergenekon ve Balyoz davaları...

- Kenan Evren yargılamaları...

- Ak Parti ile Cemaat kavgası...

- Ve FETÖ...
 

Türkiye'nin uğraştığı şeylere bakar mısınız, hepsi birbirimizle didişme ve birbirimizle yaptığımız anlamsız kavgalar...

Bu süreci içimizdeki savaşı ve mücadeleyi, Türk Milleti'nin huzuru için harcasaydık şimdi çocuk anneleri tartışmıyor olacaktık...

 

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Abdülkadir Selvi gibiler Ak Parti ve Erdoğan'ın düşmanıdır!
  2. Fırat Yılmaz Çakıroğlu'ndan Deniz Gezmiş çıkarmak!
  3. Dün İrticacı, Mürteci, Gerici, Kominist, Anarşist, FETÖCÜ, yarın Tayyipçi ve Reisçi!
  4. CHP'li kardeşlere samimi çağrı, düşünme önerisi!
  5. Tabipler Birliği ve Barolar Birliği CHP'nin arka bahçesi mi?
  6. Ukrayna'daki Ahıska Terörü bir yılını doldurdu!
  7. İYİ Parti nasıl güçlenir?
  8. Adnan Oktar ile Aziz Kocaoğlu Diyanet İşleri Başkanı'nı ziyaret etmeli!
  9. İyi Parti'nin siyasi zekası ve İzmir'in mirasyedileri!
  10. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Gazilik ünvanı verilse ne değişir?
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz