Ad
172

Çare Sensin... Ayşe AYNUR

Evde kaldım, herşey tersine gidiyor!

Ad

Son zamanlarda bu tür şikayetleri sık duymaya başladık. Etrafımızda da birçok akademisyenin, iyi eğitimli insanın evlenemediğine yuva kuramadığına şahit oluyoruz.

 

Çocuk hekimi bir arkadaşım; “40 yaşıma geldim bir yuva kurup çocuk sahibi olamadım. Okuma yazma bilmeyen kadınlar kucağında iki çocukla geliyor, benden akıl alıyorlar, ben hala bekarım” demişti.

 

Doğrusu benzer hikayeler çok.

 

Peki bu durumda ne yapacağız? İnsanlar ne yapacak? İnternetteki evlilik siteleri, Twitter, Facebook ve daha niceleri bu sorunu çözememiş olmalı ki, televizyon kanalarında evlilik programları türedi.

 

Talep olmasa arz olmaz.

 

Bu konuyu bir zamanlar yüzlerce evlilik sitesi barındıran Deniz Web'in Genel Koordinatörüne sordum. Yüzlerce evlilik sitesi, hatta Evlilik Kataloğu Sistemi kurdunuz, başarılı olabildiniz mi?

 

Deniz Web'in evlilik siteleri, 15 yılda ortalama 50 binden fazla çifti evlendirmiş. Ancak belli bir kitleyi herşeye rağmen evlendirmeyi başaramamış.

 

Bu nedenle de Türkiye'nin en popüler evlilik sitelerini kapatmış.

 

Hani bu sorun öyle ilginçki, tedavi edecek doktoru yok! İnsanlar belli bir yaşı aşınca daha da titizleniyor, hiç evliliğe yanaşmıyorlar. Aslında evlenmek istiyorlar ama evlenmemek için her yola başvuruyorlar.

 

Bu konuyu psikologlar ve psikiyatri uzmanları ele alsa çok daha farklı tespitler ortaya koyabilirler.

 

İnsanların evlenmek isteyip de neden evlenmemek için direndiklerini bilimsel olarak açıklarlar.

 

Peki evde kalmanın bilimsel açıklaması varda, manevi reçetesi yok mu?

 

Bence var.

 

“O zaman söyle hemen evlenip insan içine karışalım” diyebilirsiniz.

 

Ninemin anlattığına göre insan sık sık söz verip unutuyor. İstemeden de olsa kul hakkı yiyor. Haksızlık yapıyor.

 

En kötüsü de “kınıyor” .

 

Dedikodu ve gıybet yapıyor.

 

Bilmiyorki bunların herbiri insan hayatına düğüm atıyor. Önüne engel koyuyor. Evlenecekse evlenemiyor. Ticaretinde başarı olamıyor. Anadolu tabiriyle iki yakası bir araya gelmiyor.

 

Eğer hayatınızda barikat istemiyorsanız, insanları kınamayacaksınız, gıybet etmeyeceksiniz. Kul hakkı yemeyeceksiniz. Yüz mimikleriyle de olsa insanlarla alay etmeyeceksiniz. Faize yaklaşmayacaksınız.

 

Oldu ki ettiniz... Ve hayatınız barikatlarla kapatıldı. Bir türlü geçemiyorsunuz.

 

Onun da çaresi var; Tevbe...

 

Devamında kurban kesmek. Adak kesmek, etini fakirlere dağıtmak.

 

Sevabı üzerimizde hakkı olanların amel defterine geçmesi niyetiyle, Allah rızası için kurban / adak kesmek...

 

Bir de atalarımızın işlediği günahlar var. Onların veballeri, adakları verdikleri sözler var. Onlar da insan hayatının önüne aşılması büyük engeller, barikatlar kurabiliyor.

 

O barikatları aşmanın da yolu “Soyumun adayıp da yerine getiremediği adakların yerine geçmesi” niyetiyle kurban ve adak kesmek, fakir fukaraya dağıtmak.

 

Günümüzdeki bir çok sorunun çözümü eski Anadolu kültüründe var. Kültürümüzden uzaklaştığımız için zorlanıyoruz. Birçok sorunu bu nedenle yaşıyoruz.

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Cinciler güzel kadına dayanamıyor!
  2. Akîka kurbanı nedir? Akîka kurbanı ne zaman kesilir?
  3. Evde kaldım, herşey tersine gidiyor!
  4. Çare Sensin!
  5. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz